📝 556 kelime
🕐 Son Güncelleme: 23:39
Türkiye’nin yıllardır yakından takip ettiği ve adalet arayışının sürdüğü Gülistan Doku soruşturması kapsamında adli süreçte yeni bir dönemeç geçildi. Munzur Üniversitesi öğrencisi olarak Tunceli’de eğitim görürken 5 Ocak 2020 tarihinde ortadan kaybolan ve kendisinden bir daha haber alınamayan genç kızın dosyası, titizlikle yürütülen çalışmalarla derinleştiriliyor. Soruşturmanın odağındaki isimlerden biri olan ve Gülistan Doku’nun eski erkek arkadaşı konumunda bulunan Zeinal Abarakov, tutuklu bulunduğu Erzincan’daki cezaevinden geniş güvenlik önlemleri altında Tunceli’ye nakledildi.
Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu Tarafından Sorgulandı
Öğleden sonra saatlerinde Tunceli Adliyesi’ne getirilen Zeinal Abarakov’un sorgusu, dosyayı titizlikle ele alan Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu tarafından bizzat gerçekleştirildi. Adliye binasında yaklaşık 4 saat süren ifade alma işleminin ardından Abarakov, yine sıkı güvenlik önlemleri eşliğinde adliyeden çıkarılarak cezaevine geri götürüldü. Gizli tanık beyanlarının ardından gelen bu kritik ifade sürecinde Abarakov’a yöneltilen sorular ve bu sorulara verdiği yanıtlar, soruşturmanın geleceği açısından büyük bir merakla bekleniyor. Dosyadaki gelişmeler, kamuoyunda geniş yankı uyandırmaya devam ederken, adli makamların kararlılığı dikkat çekiyor.
Dosya “Kayıp”tan “Cinayet” Şüphesine Evrildi
Aradan geçen yıllara rağmen aydınlatılamayan olay, Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun (HSK) 2024 yılı kararnamesiyle Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atanan Ebru Cansu’nun talimatlarıyla baştan aşağı yeniden incelendi. Başsavcılığın koordinesinde kurulan Jandarma Suç Araştırma Timleri’nden (JASAT) oluşan özel ekip, adeta iğneyle kuyu kazarak yeni delillere ulaştı. Genç kızın kaybolduğu gün ve öncesine ait Kent Güvenlik Yönetim Sistemi (KGYS) ile Plaka Tanıma Sistemi (PTS) verileri sil baştan toplandı. Yaklaşık 70 kameradan elde edilen 700 saatlik ek güvenlik kamerası görüntüsü incelemeye alınırken, dosyada daha önce yer almayan yeni kayıtlara ulaşıldı.
Elde edilen bu taze teknik veriler ve yeni deliller neticesinde, dosyanın hukuki niteliği de kökten değişti. Başlangıçta rutin bir “kayıp şahıs” vakası olarak ele alınan dosya, hukuki süreçte “cinayet” şüphesiyle yürütülen kapsamlı bir soruşturmaya dönüştü. Yılın başlarında gerçekleştirilen operasyon dalgalarında, aralarında Zeinal Abarakov ve dönemin Tunceli Valisi’nin yakın çevresinden isimlerin de bulunduğu şüpheliler gözaltına alındı. Yurt dışında olduğu belirlenen bazı şüpheliler için ise uluslararası kırmızı bülten süreçleri devreye sokuldu. Soruşturma kapsamında delil karartma şüphesiyle tutuklanan Abarakov ile birlikte cezaevindeki şüpheli sayısı hızla arttı.
Adalet Arayışı ve Toplumsal Yansımalar
Türkiye’nin gündeminden düşmeyen bu trajik olay, sadece hukukçuların değil, aynı zamanda ulusal ve uluslararası kamuoyunun da yakın markajında bulunuyor. Dünyada ve ülkemizde yaşanan teknolojik ve sosyal gelişmelere paralel olarak; örneğin Türkiye Artemis Anlaşmaları’na İmza Attı: Uzayda Yeni Dönem gibi bilimsel ve stratejik adımlar atılırken, ülke içindeki adalet mekanizmaları da en karanlık dosyaları aydınlatmak için dijital ve teknik imkanları sonuna kadar zorluyor. Benzer şekilde, küresel ölçekteki teknolojik dönüşümleri takip eden vatandaşlar ChatGPT Arama Motoru Oldu: AB’den Kritik Karar! gibi haberlerle bilgi edinirken, Tunceli’deki bu hukuki süreçte de dijital materyaller ve Google hesap analizleri davanın kilit çözüntü noktalarını oluşturuyor.
Gülistan Doku’nun akıbetinin tam olarak ne olduğunun ortaya çıkarılması ve maddi gerçeğin bütün yönleriyle gün yüzüne çıkması için yürütülen bu çok yönlü soruşturmada, adli mercilerin önümüzdeki günlerde yeni operasyonlar ve ifade süreçleri gerçekleştirmesi bekleniyor. Ailenin ve sivil toplum kuruluşlarının yıllardır sürdürdüğü hak ve adalet mücadelesi, atılan her somut adımla birlikte yeni bir umut ışığı arıyor.



