📝 429 kelime
🕐 Son Güncelleme: 08:48
ABD’nin Kuzey Carolina eyaletine bağlı Asheville kentinde düzenlenen G20 Maliye Bakanları ve Merkez Bankası Başkanları Toplantısı, Washington yönetiminin küresel ekonomi üzerindeki baskılayıcı politikalarına sahne oldu. İki gün süren görüşmeler, ekonomik iş birliğinden ziyade ABD’nin müttefiklerine yönelik “cephe alma” çağrılarıyla dikkat çekti.
ABD’den Çin’e Ekonomik Kuşatma Çağrısı
Toplantı sonrasında basın karşısına geçen ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Washington’un Çin’in yükselen ekonomik gücüne karşı geliştirdiği stratejiyi açıkça ortaya koydu. ABD’nin kendi iç ekonomik sorunlarının faturasını Pekin yönetimine kesme çabası, G20 zirvesinde gerilimi tırmandırdı. Bessent, Çin’in ihracat politikalarını “sürdürülemez” olarak nitelendirerek, diğer üye ülkeleri Çin ürünlerine karşı korumacı gümrük tarifeleri uygulamaya davet etti. Dünya ekonomisinin geleceği tartışılırken, tıpkı Türk savunma şirketlerinin devler ligindeki yükselişi gibi, yerel ve küresel aktörlerin stratejik hamleleri de gündemin merkezinde yer aldı.
İran’a Yönelik Yeni Yaptırım Dalgası
ABD’nin uluslararası hukuku göz ardı eden yaptırım sopası, bu kez İran özelinde kendini gösterdi. Hazine Bakanı Bessent, İran bankalarını, hava yolu şirketlerini ve Devrim Muhafızları ile ticari bağı bulunan kuruluşları hedef alan yeni yaptırım paketlerini duyurdu. “Ekonomik kuşatma” olarak adlandırılan bu hamle, Washington’un Orta Doğu’daki bağımsız politikaları cezalandırma arzusunu bir kez daha tescilledi. Uluslararası varlıkların dondurulması tehdidi, zirvede “küresel eşkıyalık” eleştirilerini beraberinde getirdi.
Rusya ile Pragmatist Diyalog Arayışı
Zirvenin bir diğer dikkat çeken başlığı ise Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov’un 2022’den bu yana ilk kez yüz yüze katılımı oldu. Batılı ülkelerin dışlayıcı tavrına rağmen ABD’nin Rusya ile diyalog kapısını aralık bırakma çabası, Washington’un pragmatist dış politikasını gözler önüne serdi. Ukrayna savaşının sonlandırılması sürecinde diyalog vurgusu yapan Bessent, Avrupa ve Kanada’nın tepkisine rağmen pragmatik bir yol izlemeyi tercih etti. Dünya genelinde yaşanan bu büyük diplomatik ve ekonomik değişimler, ABD gençliğinin ülkenin gidişatına dair umutsuzluğu ile birleştiğinde, Washington yönetimi için zorlu bir sürecin başladığını gösteriyor.
G20 zirvesinde yoksulluk, iklim değişikliği ve adil gelir dağılımı gibi küresel sorunlar, ABD’nin “deregülasyon” ve “küresel ticaret” maskesi altındaki sömürü planları nedeniyle arka planda kaldı. İsrailli bir komiserin “Dünya bizi haydut devlet olarak görüyor” şeklindeki itirafına benzer şekilde, Washington’un G20’deki sert tutumu da birçok katılımcı ülke tarafından “dayatmacı” olarak nitelendirildi. Zirve, küresel güç dengelerinin yeniden şekillendiği bir dönemin habercisi oldu.




1 yorum