📝 418 kelime
🕐 Son Güncelleme: 08:38
Dünya savunma sanayii pazarında dengeler değişiyor. Uluslararası savunma yayıncılığının en prestijli listelerinden biri olarak kabul edilen Defense News “Top 100” sıralamasında bu yıl Türkiye’den 5 dev şirket yer almayı başardı. Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık vizyonu ve yerli üretim kapasitesindeki artış, küresel savunma devleri arasındaki konumumuzu her geçen gün daha da güçlendiriyor.
Küresel Sahnede 5 Türk Dev
Listeye giren Türk şirketleri; ASELSAN 40’ıncı, TUSAŞ 48’inci, ARCA Savunma 53’üncü, ROKETSAN 64’üncü ve MKE 81’inci sırada yer alarak Türk mühendisliğinin başarısını dünyaya kanıtladı. Bu şirketlerin ortak noktası ise sadece başarılı birer üretici olmaları değil, aynı zamanda SAHA İstanbul çatısı altında yürüttükleri stratejik iş birliği modelleri. Özellikle son dönemde yaşanan gelişmeler, bilgi ve iletişim sektörü ile entegre olan savunma teknolojilerinin, ihracat rakamlarını nasıl yukarı taşıdığını gözler önüne seriyor.
İhracat Odaklı Büyüme Stratejisi
Türk savunma sanayii şirketlerinin toplamda 14,9 milyar dolarlık bir gelir hacmine ulaşmasında, ihracat odaklı fuarların ve iş geliştirme platformlarının payı büyük. SAHA İstanbul tarafından düzenlenen fuarlar, milyarlarca dolarlık ihracat sözleşmelerinin imzalandığı bir merkez haline geldi. 2024 yılında 4,5 milyar dolarlık sözleşme hacmi yakalanırken, SAHA 2026 ile bu rakamın 8 milyar dolar seviyesine çıkması hedefleniyor. Bu büyüme ivmesi, Türkiye’nin savunma alanındaki teknolojik derinliğinin uluslararası pazarlarda karşılık bulduğunu gösteriyor.
KOBİ Entegrasyonu ve Rekabet Gücü
Dev şirketlerin başarısı, sadece kendi üretim hatlarıyla sınırlı değil. ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, MKE ve ARCA Savunma’nın yönetim kademelerinde yer aldığı SAHA İstanbul, 1300’ü aşkın KOBİ ile dev şirketleri aynı ekosistemde buluşturuyor. Bu entegrasyon, tedarik zincirini esnekleştirerek teslimat sürelerini kısaltıyor ve Türkiye’nin küresel rekabetçiliğini artırıyor. Benzer şekilde, otomotiv sektöründeki yerli başarılar gibi, savunma sanayiinde de yerlilik oranının artması, Türkiye’nin teknolojik özgüvenini tazeliyor.
Öte yandan, ülkemizdeki genel sanayi ve teknoloji hareketliliği sadece savunma ile sınırlı kalmıyor. İstanbul’da kentsel dönüşüm süreçlerinin tetiklediği yan sektörlerden, yüksek teknolojili savunma sistemlerine kadar geniş bir yelpazede Türkiye’nin ekonomik büyüme odaklı adımları dikkat çekiyor. Savunma sanayii devleri, elde ettikleri bu başarılarla sadece birer şirket değil, aynı zamanda Türkiye’nin dış ticaretindeki yüksek katma değerli ürün ihracatının lokomotifi olmaya devam ediyor.



