Gündem

Hayalimdeki İşe Girdim Ama Tükenmişlik Sendromu Yaşadım

30 yaşında hayalindeki kariyere ulaşan Jo Hooper'ın tükenmişlik sendromu ile mücadelesi. İş stresi ve modern iş dünyasının baskıları.

OKUMA AYARLARI
Hayalimdeki İşe Girdim Ama Tükenmişlik Sendromu Yaşadım
Hayalimdeki İşe Girdim Ama Tükenmişlik Sendromu Yaşadım
📖 3 dk okuma süresi
📝 508 kelime
🕐 Son Güncelleme: 01:09

Modern iş dünyasının getirdiği yoğun temposu, kariyer basamaklarını hızla tırmanma arzusu ve bitmek bilmeyen sorumluluklar, günümüz çalışanlarını fiziksel ve zihinsel olarak tükenme noktasına getiriyor. 20’li yaşlarını tamamen kariyerine odaklanarak geçiren ve bu süreçte üst üste terfiler alan eski iletişim uzmanı Jo Hooper, bu tehlikeli döngünün kurbanı olan milyonlarca çalışandan sadece biri. Genç yaşta elde ettiği başarıların ardından yaşadığı tükenmişlik sendromu, hayatını tamamen altüst etti.

Kariyerinin ilk yıllarında başarıyı yakalamak için hırslı bir şekilde çalıştığını belirten Hooper, işinde iyi olmanın kendisini mutlu ettiğini ifade ediyor. Ancak asıl dönüm noktası, 30 yaşına geldiğinde hayalini kurduğu iletişim müdürlüğü pozisyonuna gelmesiyle başladı. Bu unvanı alabilmek için aşırı mesai yapan, yöneticisinin kişisel işlerine bile “evet” diyen Hooper, yaşadığı baskının farkına çok geç vardığını söylüyor.

“Banyoda Ağladığımı Hatırlıyorum”

Yaşadığı dönemi anlatırken zorlanan Hooper, banyolarda nefessiz kaldığını ve ağladığını ancak yine de bu temponun sürdürülemez olduğunu kabullenemediğini belirtiyor. Sürekli olarak iş değiştirmesi halinde her şeyin düzeleceğine inanan uzman isim, farklı bir kuruma geçse bile kendisinden beklenenlerin ve çalışma alışkanlıklarının değişmediğini acı bir şekilde fark etti. Yeni görevine başladıktan kısa bir süre sonra mental olarak çöken Hooper, bir yıl içinde peş peşe iki sinir kriz geçirdi.

Vücudunun ve zihninin artık “dur” sinyali verdiğini vurgulayan Hooper, karar vermekte zorlandığını ve beyninin eskisi gibi çalışmadığını dile getiriyor. Uzmanlar, bu durumun sadece bireysel bir zayıflık olmadığını, küresel çapta yayılan kurumsal bir kriz olduğunu belirtiyor. Tıpkı küresel ekonomi alanındaki belirsizlikler gibi, iş gücü piyasasındaki stres de çalışanları derinden sarsıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından fiziksel ve duygusal yorgunluk olarak tanımlanan bu sendrom, gün geçtikçe daha geniş kitleleri etkiliyor.

Genç Çalışanlar Arasında Stres Oranı Artıyor

İstatistikler, iş dünyasındaki mental sağlığın alarm verdiğini açıkça gözler önüne seriyor. Sadece İngiltere’de, 2024-2025 yılları arasında işle ilgili stres ve yorgunluk nedeniyle 22 milyon iş günü kaybedildi. Öte yandan, Mental Health UK tarafından paylaşılan verilere göre, 18-24 yaş arasındaki genç çalışanların beşte ikisi, kötü ruh sağlığı ve aşırı stres sebebiyle işe ara vermek zorunda kalıyor. Sadece ofis çalışanları değil, profesyonel sporcular ve siyasetçiler de bu durumdan nasibini alıyor. 2024 Paris Olimpiyatları’ndan sonra benzer bir süreç yaşadığını belirten olimpiyat sporcusu Laviai Nielsen, tükenmişlik sendromunu çok geç fark ettiğini kamuoyuyla paylaşmıştı.

Uzman psikolog Dr. Jill Williams, bu sendroma yakalanma riskinin en yüksek olduğu kesimin mükemmeliyetçiler ve sürekli fazladan çaba sarf eden çalışanlar olduğuna dikkat çekiyor. İş hayatındaki bu yoğun rekabet ve beklenti baskısı, tıpkı tüketici hakları gibi çalışan haklarının da daha gür bir şekilde savunulması gerektiğini hatırlatıyor. Uzmanlar, iş ve özel yaşam dengesinin korunmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Şu an 39 yaşında olan Jo Hooper, geçmişteki hatalarından ders çıkararak çalışma hayatına ve beklentilerine bambaşka bir pencereden bakıyor. Yaşadığı bu ağır deneyim, modern iş insanlarının sağlığını hiçe sayan hırslı sistemin ne kadar yıkıcı olabileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr