📝 436 kelime
🕐 Son Güncelleme: 13:08
Ekonomik Araştırmalar ve Reformlar Merkezi (CERR) tarafından yayınlanan güncel rapor, Şanghay İşbirliği Örgütü‘nün (ŞİÖ) küresel ekonomideki ağırlığının hızla arttığını gözler önüne serdi. Kuruluşunun 25. yılını kutlayan örgüt, bugün 3,4 milyara yaklaşan toplam nüfusu ve 26 trilyon doların üzerindeki birleşik nominal GSYH’si ile dünya ekonomisinin en önemli aktörlerinden biri haline geldi.
Küresel Ekonomide ŞİÖ Etkisi
Satın alma gücü paritesi baz alındığında, ŞİÖ üyesi ülkelerin dünya GSYH’sinden aldığı pay üçte birin üzerine çıkmış durumda. 2001 yılında güvenlik odaklı bir yapıyla kurulan örgüt, bugün ticaret, enerji, teknoloji ve ulaştırma gibi stratejik alanlarda geniş kapsamlı bir işbirliği platformuna dönüştü. Örgüt içi ticaret hacmi, 2015-2024 yılları arasında 2,5 kat artış göstererek 674 milyar dolara ulaştı. Bu büyüme, bölge ülkelerinin birbirine olan ekonomik bağımlılığını artırırken, küresel enerji arzının yaklaşık yüzde 69 kömür ve yüzde 30 doğal gaz üretimini de kontrol altında tutuyor.
Ekonomik veriler hızla değişirken, Türkiye’nin gündeminde de benzer şekilde stratejik kararlar yer alıyor. Örneğin, OVP 2027-2029 Açıklanıyor: Ekonomi İçin Yeni Yol Haritası Pazar Günü! başlığı altında ekonomi yönetimi kendi yol haritasını çizerken, ŞİÖ gibi devasa bloklarla kurulan diyalog ortaklığı, Türkiye’nin dış ticaret stratejisi açısından kritik bir öneme sahip.
Türkiye İçin Jeopolitik Denge ve Fırsatlar
Türkiye, 2012 yılından bu yana ŞİÖ bünyesinde “diyalog ortağı” statüsüyle yer alıyor. Uzmanlar, örgütün Batı merkezli düzene karşı yekpare bir alternatif olarak görülmemesi gerektiğini vurgularken, Türkiye’nin bu yapıyı bir fırsat alanı olarak değerlendirmesi gerektiğinin altını çiziyor. Bölgesel bağlantısallık, terörle mücadele ve enerji güvenliği gibi başlıklar, Türkiye’nin dış politika hedefleriyle örtüşüyor.
Dünya siyasetindeki bu hareketlilik sadece ekonomiyle sınırlı değil. Bölgesel barışın tesisi adına atılan adımlar da oldukça dikkat çekici. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamalar, uluslararası arenadaki tansiyonu düşürme odaklı yaklaşımları ortaya koyuyor. Özellikle Erdoğan’dan Kırgızistan Dönüşü Kritik Açıklamalar: Putin Savaş Bitmeli haberi, Türkiye’nin ŞİÖ coğrafyasıyla olan diplomatik bağlarının ne kadar aktif kullanıldığını gösteriyor.
Sonuç olarak, ŞİÖ’nün genişleyen ekonomik hacmi, sadece üye ülkeler için değil, Türkiye gibi diyalog ortağı olan ülkeler için de yeni lojistik ve ticari koridorlar anlamına geliyor. Kapadokya Avrupa’nın En İyi Kış Rotası Seçildi haberindeki gibi kültürel ve turistik potansiyellerin de bu ekonomik işbirlikleriyle desteklenmesi, Türkiye’nin çok yönlü dış politika vizyonunu güçlendiren unsurlar arasında yer alıyor.



