⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 422
🕐 Son Güncelleme: 05.09.2026 16:18
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Özel sektörde çalışanlara tanınan cuma namazı izninin kötü niyetli kişilerce istismar edilmesi, işverenler açısından haklı fesih sebebi sayılıyor.
- SGK Uzmanı İsa Karakaş’ın gündeme taşıdığı Yargıtay kararlarına göre, namaz bahanesiyle iş yerinden ayrılıp ibadet dışı yerlerde vakit geçirenler tazminatsız kapı önüne konuluyor.
- Yıllardır süregelen cuma namazı alışkanlıklarının işveren tarafından aniden kaldırılması ise işçi açısından haklı fesih nedeni oluşturuyor.
Türkiye genelinde çalışma hayatının en hassas dengelerinden biri olan ibadet özgürlüğü ve iş disiplini ilişkisi, son günlerde yargıya taşınan emsal nitelikteki kararlarla yeniden gündeme geldi. Kamu kurumlarında mesai saatlerine denk gelen cuma namazı için yasal düzenlemeler ve esneklikler bulunurken, özel sektörde bu durum tamamen işin niteliğine ve işverenin iyi niyetli inisiyatifine dayanıyor. Ancak son dönemde artan şikayetler, bu masum ve hoşgörülü uygulamanın bazı çalışanlar tarafından kötü niyetle suistimal edildiğini gözler önüne seriyor.
Cuma Namazı İzni Suistimal Edilirse Ne Olur?
Konuyu köşe yazısına taşıyan Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) Uzmanı İsa Karakaş, çok sayıda işverenin çalışanlarının dini vecibelerini yerine getirebilmesi için fedakarlık gösterdiğini ve ücretli izin tanıdığını belirtti. Ancak Karakaş, bu durumun istismara açık hale geldiğine dikkat çekti. Yargıtay içtihatlarına yansıyan bazı olaylarda, personelin “cuma namazına gidiyorum” diyerek iş yerinden ayrıldığı ancak camiye gitmek yerine kahvehane, kafeterya veya benzeri ilgisiz noktalarda vakit geçirdiğinin tespit edildiği ifade edildi. Bu tür suistimalleri belirleyen işverenler, İş Kanunu hükümleri çerçevesinde haklı fesih hakkını kullanarak bu kişileri tazminatsız olarak işten çıkarma yetkisine sahip bulunuyor.
İşverenin Tek Taraflı Yasak Kararı Hukuki mi?
Madalyonun diğer yüzünde ise işçilerin kazanılmış hakları yer alıyor. Uzmanlar, iş yerinde uzun süredir (örneğin 5 yılı aşkın süredir) gelenek haline gelen cuma namazı izninin artık bir “iş şartı” haline geldiğini vurguluyor. Geçmişte yurdun dört bir yanında benzer hukuki uyuşmazlıklar yaşanırken, örneğin tarihi caminin duvarından 550 yıllık sır çıktı haberlerinde olduğu gibi kültürel ve dini değerler toplumsal yaşamın merkezinde yer almaktadır. İşverenin, yıllardır uygulanan bu düzeni hiçbir haklı gerekçe göstermeksizin aniden kaldırarak çalışana ceza kesmesi veya iş akdini feshetmesi “çalışma şartlarında aleyhe esaslı değişiklik” olarak kabul ediliyor. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihatlarına göre, bu tür kısıtlamalarla karşılaşan işçinin iş yerini haklı fesihle terk etme hakkı doğuyor.
İş Hayatında İyi Niyet ve Dürüstlük Kuralı
Çalışma yaşamında tarafların Borçlar Kanunu ve İş Kanunu gereğince dürüstlük kuralına uygun hareket etmesi esastır. İşverenlerin dini hassasiyetlere saygı göstererek sağladığı esnekliklerin, denetimsizlik olarak algılanmaması gerekiyor. Öte yandan, tıpkı Mehmetçik Tüfek Gibi Dron Kullanacak: MSÜ’de Tarihi Devrim! haberinde olduğu gibi her alanda olduğu gibi iş hayatında da disiplin, teknolojik takip sistemleri ve kurallar bütünü sıkı bir şekilde uygulanıyor. Cuma iznini istismar eden çalışanlar hem hukuki güvencelerini kaybediyor hem de kıdem ve ihbar tazminatı gibi haklarından mahrum kalarak işsiz kalma riskiyle karşı karşıya geliyor.



