Teknoloji

Akademisyenlerin YouTube Yayınlarına ‘Ticari Faaliyet’ Engeli

YÖK ve Cumhurbaşkanlığı kararıyla akademisyenlerin YouTube yayınları ticari faaliyet kapsamında değerlendirildi. Öğretim üyeleri kanallarını kapatmaya başladı.

OKUMA AYARLARI
Akademisyenlerin YouTube Yayınlarına ‘Ticari Faaliyet’ Engeli
Akademisyenlerin YouTube Yayınlarına ‘Ticari Faaliyet’ Engeli
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 365
🕐 Son Güncelleme: 09.09.2026 13:17

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • YÖK ve Cumhurbaşkanlığı tarafından alınan kararla, akademisyenlerin dijital platformlardaki yayıncılık faaliyetleri 657 sayılı Kanun’un 28. maddesi uyarınca “ticari faaliyet” kapsamına alındı.
  • Yaklaşık 146 öğretim üyesinin etkilendiği süreçte, birçok akademisyen disiplin cezası almamak adına YouTube kanallarını kapatma veya içeriklerini silme yoluna gitti.
  • Hukukçular ve uzmanlar, bu düzenlemenin bilimsel bilgi paylaşımını kısıtlayabileceği ve dijital ortamda ciddi bir bilgi boşluğu yaratabileceği konusunda uyarıyor.

Türkiye’deki akademik camiada dijital yayıncılık üzerine süregelen tartışmalar, Cumhurbaşkanlığı ve YÖK’ün aldığı kritik kararla yeni bir boyuta taşındı. Akademisyenlerin YouTube gibi platformlarda ürettikleri bilimsel içerikler ve ders videoları, “ticari faaliyet” olarak tanımlanarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 28. maddesi kapsamına alındı. Bu gelişme, dijital dünyada bilgi paylaşımı yapan öğretim üyeleri arasında büyük yankı uyandırdı.

Süreç Nasıl İlerledi?

Her şey 17 Haziran 2026 tarihinde Yükseköğretim Kurulu’nun (YÖK), akademisyenlerin dijital platformlardaki faaliyetlerinin hukuki statüsünü Cumhurbaşkanlığı’na sormasıyla başladı. Hazine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından 20 Ağustos 2026’da hazırlanan değerlendirme raporu, 2 Eylül 2026’da Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından YÖK’e iletildi. Görüşte, dijital platformlardan elde edilen gelirlerin memurların ticari faaliyet yasağını ihlal ettiği belirtildi.

Bu yasal kısıtlama, özellikle dijital dünyada kendi alanlarında uzmanlıklarını paylaşan akademisyenleri zor durumda bıraktı. Sosyal medyada algoritma tehdidi ve platformların gelir modelleri göz önüne alındığında, akademisyenlerin sadece içerik üretmek istemesi bile “potansiyel gelir” gerekçesiyle yasak kapsamına girebiliyor.

Akademik Özgürlük Mü, Ticari Yasak Mı?

Kararın ardından Türkiye genelinde YouTube kanalı bulunan yaklaşık 146 öğretim üyesinin büyük bir bölümü, disiplin soruşturması geçirme korkusuyla videolarını yayından kaldırdı. Bilişim Hukuku Uzmanı Avukat M. Gökhan Ahi, bu durumu sert bir dille eleştirerek, akademik içerik üretmenin telif, kitap yazarlığı ve bilirkişilik gibi memuriyetin doğasına aykırı olmayan bir faaliyet olduğunu savundu. Ahi, “Dijital platformlarda bilimsel içerik üretmek, ciddi bir hazırlık süreci gerektirir. Bunu ticari faaliyet olarak nitelendirmek, bilim ve sanat özgürlüğünü daraltan bir yaklaşımdır” ifadelerini kullandı.

Diğer yandan, iklim değişikliği ekonomik risk mi? gibi toplumsal farkındalık yaratan konularda akademisyenlerin dijital platformlardan çekilmesi, toplumun nitelikli bilgiye ulaşımını zorlaştırabilir. Uzmanlar, akademisyenleri dijital alandan uzaklaştırmak yerine, onların nitelikli içerik üretmesini teşvik edecek şeffaf ve uygulanabilir bir mevzuatın şart olduğunu belirtiyor.

Sürecin sonunda, gelir elde etmeyen kanalların durumu ise hala büyük bir belirsizlik taşıyor. Reklam geliri kapalı olsa dahi, “kazanç sağlama potansiyeli” bulunan her türlü faaliyetin denetim kapsamına girecek olması, akademik dünyanın dijitalleşme sürecini durma noktasına getirmiş durumda.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir