⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 369
🕐 Son Güncelleme: 09.09.2026 09:30
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Donald Trump, 11 Eylül saldırılarının ardından nerede olduğuna dair “şüpheli beyan” verdiği iddiasını ortaya atan New York Magazine’e tepki gösterdi.
- Trump, olay günü İkiz Kuleler’de olmadığını ancak saldırıdan kısa bir süre sonra bölgeye gittiğini belirterek haberin “yalan” olduğunu vurguladı.
- Eski Başkan, söz konusu yayın organını “başarısız” olarak nitelendirerek haberin derhal geri çekilmesini talep etti.
ABD siyasetinin en çok konuşulan isimlerinden biri olan Donald Trump, 11 Eylül saldırılarıyla ilgili ortaya atılan iddialara sosyal medya hesabı üzerinden sert bir yanıt verdi. New York Magazine tarafından kaleme alınan ve Trump’ın 11 Eylül 2001 tarihinde nerede olduğuna dair “tuhaf bir yalan” söylediğini öne süren haber, siyasi arenada yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Trump’tan İddialara Yanıt: “Oradaydım”
Kendisini 11 Eylül saldırıları sonrası verdiği beyanlarda tutarsızlıkla suçlayan dergiye sert çıkan Trump, iddiaları “yalan” olarak nitelendirdi. Trump, paylaşımında şu ifadelere yer verdi: “Kimsenin aklına ilk olarak benim geleceğimi sanmıyorum ama oradaydım. Tabii ki binaların çöktüğü gün değil ancak kısa bir süre sonra oraya gittim.”
Dünya tarihini değiştiren 11 Eylül saldırıları, New York Manhattan Adası’ndaki Dünya Ticaret Merkezi’ne düzenlenen terör eylemleriyle hafızalara kazınmıştı. 19 saldırganın kaçırdığı uçaklarla gerçekleştirdiği bu saldırılar, 2 bin 977 kişinin hayatını kaybetmesine yol açarak ABD tarihinin en büyük trajedilerinden biri olarak kayıtlara geçmişti.
Medya ve Siyaset Arasındaki Gerilim Tırmanıyor
Trump’ın bu çıkışı, sadece bir tarih tartışması değil, aynı zamanda ana akım medya ile olan uzun süreli geriliminin de bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Trump, haberi yapan kuruluşu “başarısız” olarak tanımlayarak, kamuoyunu yanlış yönlendirdiğini iddia ettiği içeriğin derhal geri çekilmesini istedi.
Siyaset dünyası bu tartışmayla çalkalanırken, teknoloji ve ekonomi dünyasındaki gelişmeler de hız kesmeden devam ediyor. Bir yandan Microsoft’tan dev güvenlik yaması ile dijital dünyadaki açıklar tartışılırken, diğer yandan inşaat maliyetlerindeki Temmuz şoku gibi ekonomik veriler gündemin üst sıralarında yer alıyor. Trump’ın dış politika hamleleri ve açıklamaları ise Trump’tan İngiltere’nin İsrail yaptırımlarına yeşil ışık mı? gibi sorularla mercek altına alınıyor.
Gelişmeler, Trump’ın seçim kampanyası sürecinde geçmişe dönük iddiaları nasıl yönettiğini ve medya stratejisini nasıl şekillendirdiğini bir kez daha gözler önüne seriyor. İlerleyen günlerde New York Magazine’in bu çağrıya nasıl yanıt vereceği ve Trump cephesinden yeni bir açıklama gelip gelmeyeceği merak konusu.



