⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 380
🕐 Son Güncelleme: 10.09.2026 11:12
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’daki Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde, yapının korunması amacıyla Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon süreci yürütülüyor.
- Bakan Ersoy, ana kubbedeki çalışmaların devam ettiğini ve eş zamanlı olarak doğu yarım kubbede de yeni bir restorasyon aşamasına geçildiğini duyurdu.
- Bilim Heyeti denetiminde gerçekleştirilen çalışmalarda mozaik konservasyonu, toz temizliği ve yapısal güçlendirme uygulamaları titizlikle uygulanıyor.
İstanbul’un kalbinde yer alan ve dünya kültür mirasının en kıymetli eserlerinden biri olan Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, tarihinin en kapsamlı restorasyon sürecinden geçiyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Vakıflar Genel Müdürlüğü koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, yapının mimari dokusunu gelecek nesillere güvenle aktarmayı hedefliyor. Bakan Ersoy tarafından yapılan açıklamada, restorasyonun bilimsel hassasiyetle ilerlediği ve yeni bir aşamaya geçildiği vurgulandı.
Bilimsel Hassasiyetle Yürütülen Kapsamlı Restorasyon
Ayasofya’daki restorasyon çalışmaları, alanında uzman isimlerden oluşan bir Bilim Heyeti ve Koruma Kurulu’nun denetiminde gerçekleştiriliyor. Projenin temel amacı, yapının statik ömrünü uzatmak ve sanatsal detaylarını koruma altına almak. Özellikle ana kubbe üzerinde kurulan devasa çelik platform, konservasyon çalışmalarının merkezini oluşturuyor. Bu platform sayesinde, daha önce erişilmesi güç olan mozaik yüzeylerine müdahale edilebiliyor.
Dünya gündemini meşgul eden iklim felaketleri gibi çevresel faktörlerin tarihi yapılar üzerindeki etkileri de göz önüne alınarak, restorasyon sırasında en güncel teknolojiler kullanılıyor. Yapının dış cephesindeki kurşun kaplamaların kontrollü bir şekilde açılması ve altındaki yapısal durumun analizi, projenin en kritik aşamalarından biri olarak öne çıkıyor.
Doğu Yarım Kubbede Yeni Süreç
Ana kubbedeki mozaik konservasyonu tüm hızıyla devam ederken, Bakan Ersoy, doğu yarım kubbede de yeni bir çalışma sürecinin başlatılacağını müjdeledi. Bu bölümde yapılacak uygulamalar, yapısal güçlendirmenin yanı sıra yüzey temizliğini de kapsıyor. Mozaik yüzeylerini korumak amacıyla kullanılan “facing” (geçici bezle destekleme) yöntemi, sanat eserlerinin restorasyon süresince zarar görmesini engelliyor.
Restorasyon süreci sadece fiziksel bir onarım değil, aynı zamanda bir belgeleme çalışması niteliği taşıyor. Uzmanlar, her bir mozaik parçasını ve taş dokuyu titizlikle inceleyerek kayıt altına alıyor. Tıpkı ZUCHEX 2026 fuarında olduğu gibi, sektörün en iyi profesyonelleri ve teknolojileri bir araya getirilerek tarihi dokuya en uygun malzemeler seçiliyor.
Geleceğe Güvenle Aktarılacak
Ayasofya, binlerce yıllık geçmişiyle sadece Türkiye’nin değil, tüm dünyanın ortak mirasıdır. Bu nedenle restorasyonun her adımı, uluslararası koruma standartlarına uygun olarak atılıyor. Çalışmaların tamamlanmasıyla birlikte, yapının hem depreme karşı daha dirençli hale gelmesi hem de estetik değerinin korunması hedefleniyor. Yetkililer, restorasyon süresince ziyaretçilerin güvenliğini ön planda tutarak çalışmaların kontrollü bir şekilde devam edeceğini belirtiyor.



