⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 491
🕐 Son Güncelleme: 10.09.2026 07:11
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- CHP’nin 9 Eylül kuruluş yıl dönümü etkinliklerine katılmayan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş hakkında parti içinde kriz çıktığı iddia edildi.
- Kulislerden elde edilen bilgilere göre Yavaş, törenlere katılamayacağını Kemal Kılıçdaroğlu’na önceden bildirdi ve parti yönetimiyle arasında herhangi bir pürüz yaşanmadı.
- Yavaş’ın Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’ndeki stratejik hamleleri ve muhalefet blokunu koruma gayreti, geleceğe yönelik ortak adaylık stratejisinin bir provası olarak değerlendiriliyor.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 9 Eylül kuruluş yıl dönümü kutlamaları kapsamında Ankara’da düzenlenen Anıtkabir ziyareti ve CHP Genel Merkezi’ndeki akşam resepsiyonu, siyaset kulislerinde hareketli anların yaşanmasına neden oldu. Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş’ın her iki programa da katılmaması, muhalefet kanadında yeni bir kriz ve tartışma iddialarını beraberinde getirdi. Kulislerde bazı parti kurmaylarının istifa söylemlerini dillendirdiği öne sürülse de işin perde arkasındaki gerçek kısa sürede gün yüzüne çıktı.
Medyadan Öğrenilmedi: Kılıçdaroğlu’na Önceden Haber Verildi
Gazeteci Aytunç Erkin’in ulaştığı kulis bilgilerine göre; Mansur Yavaş, 9 Eylül törenlerine katılamayacağını CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na oldukça yakın üst düzey bir kurmay aracılığıyla önceden iletti. İlgili kurmayın durumu Kılıçdaroğlu’na bildirmesinin ardından süreç sükunetle karşılandı. Parti üst yönetiminden bir yetkili, “Mansur Bey’le ilgili herhangi bir sorun yaşanmadı, aramızda bir sıkıntı yok” diyerek iddianın aksine Kılıçdaroğlu’nun durumu medyadan öğrenmediğini teyit etti.
Siyasi analistler, muhalefet içerisindeki bu tür iletişim kanallarının açık tutulmasının kritik önem taşıdığına dikkat çekiyor. Nitekim gündemde siyasi gelişmeler hız kesmezken, vatandaş tarafında Türkiye ekonomisinde derinleşen gelir uçurumu ve geçim sıkıntıları ana gündem maddesi olmayı sürdürüyor.
Ankara Meclisi’ndeki Oylama ve Yavaş’ın Yol Haritası
Mansur Yavaş’ın törenlere katılmaması kadar, 7 Eylül 2026 tarihinde yapılan Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi toplantısındaki tutumu da dikkat çekti. Çankaya Belediyesi’ne yönelik yürütülen bir soruşturma kapsamında tutuklanan Emre Doğan’ın yerine yapılan ABB 2. Başkanvekilliği seçimi, Cumhur İttifakı ile Millet İttifakı bileşenleri arasında büyük bir çekişmeye sahne oldu.
AKP grubunun seçimi kazanmak adına yoğun bir kampanya yürüttüğü süreçte, Yavaş’ın organizasyon yeteneği ön plana çıktı. CHP ve Yeni Parti ittifakının adayı Naki Demir 70 oy alarak seçimi kazanırken, AKP’nin adayı Oğulcan Sağlam 59 oyda kaldı. Yavaş’ın, ittifak ortaklarının fire vermeden tek vücut hareket etmesini sağladığı ve seçimi bu stratejiyle kazandığı belirtildi.
Ortak Adaylık Provası mı?
Siyaset uzmanları, ABB Meclisi’nde elde edilen bu başarının sıradan bir yerel seçim hamlesi olmadığını, Mansur Yavaş’ın “genel siyaset yol haritası” için önemli bir gösterge sunduğunu vurguluyor. Dünyada aşırı sağın yükselişi ve Almanya’da AfD depremi sonrası yapılan analizler gibi küresel gelişmeler iç siyasette de bloklaşmaları hassas hale getiriyor. Diğer taraftan Türkiye’nin savunma sanayisinde Doğu Akdeniz’de dengeleri değiştirecek hamleler yapması dış politikadaki ciddiyeti artırırken, iç siyasette de geniş tabanlı ittifak arayışları önem kazanıyor.
Mansur Yavaş’ın, sadece iki partinin değil tüm muhalefet blokunun ortak adayı olabilme ihtimaline dair zemin yoklaması yaptığı ve belediye meclisindeki bu başarılı dayanışmanın olası bir cumhurbaşkanlığı adaylığı süreci için deneme niteliği taşıdığı ifade ediliyor.



