⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 359
🕐 Son Güncelleme: 11.09.2026 10:33
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, TİSK tarafından düzenlenen zirvede Türkiye’nin orta vadeli ekonomik hedeflerini paylaştı.
- Program dönemi sonunda kişi başına düşen milli gelirin 25 bin dolara çıkarılması hedefleniyor.
- Milli gelirin 2,2 trilyon doları, mal ve hizmet ihracatının ise 450 milyar doları aşması planlanıyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) tarafından gerçekleştirilen “4’üncü Birlikte Daha Güçlü Bir Gelecek Zirvesi” kapsamında yaptığı konuşmada, ülkenin ekonomik vizyonuna dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Yılmaz, Türkiye’nin yapısal dönüşüm sürecinde izleyeceği rotayı netleştirerek, orta vadeli hedeflerin temel taşlarını kamuoyuyla paylaştı.
Ekonomide Büyük Dönüşüm: 25 Bin Dolar Hedefi
Hükümetin ekonomi politikalarında “istikrar, güven ve sürdürülebilirlik” sacayağının önemine vurgu yapan Yılmaz, hedeflenen rakamların sadece birer istatistik olmadığını, ülkenin refah seviyesindeki topyekün bir artışı temsil ettiğini belirtti. Bu doğrultuda, Türkiye’nin yeni ekonomi hedefi: kişi başı gelirde 25 bin dolar! olarak belirlenmiş durumda. Bu iddialı hedef, Türkiye’nin yüksek gelirli ülkeler grubuna kalıcı olarak yerleşme arzusunu simgeliyor.
İhracatta 450 Milyar Dolar Eşiği
Sadece kişi başı gelirle sınırlı kalmayan hedefler dizisinde, ihracat rakamları da stratejik bir öneme sahip. Yılmaz, mal ve hizmet ihracatını 450 milyar dolar seviyesine taşıyarak cari işlemler dengesinde kalıcı bir iyileşme sağlamayı hedeflediklerini ifade etti. Bu büyüme modelinin, aynı zamanda temiz hidrojen yatırımları 130 milyar dolara ulaştı: büyük dönüşüm başlığında da görüldüğü üzere, yeşil enerji ve teknolojik yatırımlarla desteklenmesi bekleniyor.
Milli Gelirde 2,2 Trilyon Dolar Beklentisi
Türkiye’nin ekonomik büyüklüğünü 2,2 trilyon doların üzerine çıkarma hedefi, küresel piyasalarda daha rekabetçi bir oyuncu olma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Yılmaz, bu hedeflere ulaşırken özel sektörün dinamizminin ve istihdam odaklı büyümenin kritik rol oynayacağını belirtti. Öte yandan, kentsel dönüşüm ve İstanbul’da 15 bin kiralık sosyal konut: başvuru şartları ve detaylar gibi sosyal refahı destekleyen projelerin de ekonomi üzerindeki çarpan etkisi takip ediliyor.
Özetle, hükümetin orta vadeli planı; hem üretim kapasitesini artırmayı hem de vatandaşın alım gücünü küresel standartların üzerine çıkarmayı amaçlıyor. Cevdet Yılmaz’ın çizdiği bu vizyon, Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda küresel ekonomideki yerini belirleyecek ana unsur olarak öne çıkıyor.



