⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 344
🕐 Son Güncelleme: 12.09.2026 07:07
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Doğu Akdeniz, kıyıdaş ülkelerin yetki alanı tartışmalarının ötesine geçerek insansız sistemler, hava savunma ağları ve küresel güvenlik koridorlarının merkezine dönüştü.
- Yunanistan ve İsrail; PULS roket sistemleri ile yaklaşık 3 milyar avroluk ‘Achilles Shield’ hava savunma projesi dahil milyarlarca dolarlık askeri anlaşmalara imza attı.
- Türkiye’nin değişen bu jeopolitik denkleme karşı retorik yerine millî, ağ merkezli ve tüm alanlarda kesintisiz varlık gösteren bir savunma konsepti geliştirmesi gerekiyor.
Doğu Akdeniz’deki stratejik rekabet, deniz yetki alanlarının belirlenmesine yönelik geleneksel diplomatik tartışmaların çok ötesine taşınarak küresel ölçekli bir askeri ve teknolojik güç mücadelesine dönüştü. Enerji nakil güzergâhlarından denizaltı haberleşme kablolarına, hava savunma şemsiyelerinden insansız deniz araçlarına kadar genişleyen bu sahada, Yunanistan ile İsrail arasında derinleşen savunma ortaklığı tüm dengeleri etkiliyor. Türkiye ise söylemlerden ziyade somut askeri kapasiteler üzerinden şekillenen bu yeni küresel güvenlik tablosunu yakından analiz etmek durumunda.
Yunanistan ve İsrail’den Milyar Dolarlık Savunma İttifakı
Atina ile Tel Aviv yönetimleri arasında hayata geçirilen 2026 Savunma İşbirliği Programı, iki ülkenin askeri entegrasyonunda kritik bir aşamayı temsil ediyor. Yunanistan’da 29, İsrail’de 25 olmak üzere toplam 54 ayrı faaliyeti kapsayan bu geniş mutabakat; müşterek askeri tatbikatlardan siber güvenliğe, insansız hava ve sualtı araçlarına karşı geliştirilecek konseptlerden savunma teknolojisi paylaşımına kadar uzanıyor.
İki ülke arasındaki bu askeri yakınlaşmanın en somut adımları ise yüksek bütçeli konvansiyonel silah alımlarıyla şekilleniyor. 2026 yılı ortalarında imzalanan yaklaşık 750 milyon dolar değerindeki PULS roket sistemi anlaşmasının ardından, Atina yönetimi devasa bir füze savunma hamlesi başlattı. Yaklaşık 3 milyar avro tutarındaki ‘Achilles Shield’ projesiyle Yunanistan; David’s Sling, SPYDER ve BARAK MX gibi İsrail menşeili sistemlere dayanan çok katmanlı bir hava, füze ve drone savunma mimarisi kurmayı kararlaştırdı.
Bölgesel Güvenlik Mimarisi ve Küresel İttifaklar
Gelişmeler yalnızca iki ülke arasındaki ikili askeri iş birliğiyle sınırlı kalmıyor. İsrail’in resmi makamlarınca ifade edilen; Hindistan’dan Birleşik Arap Emirlikleri’ne, oradan Yunanistan ve Kıbrıs’a uzanan yeni bölgesel güvenlik mimarisi projesi, Doğu Akdeniz’i küresel ticaret ve güvenlik koridorlarının odağına yerleştiriyor. Tıpkı küresel ölçekte Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimler ve enerji arzı krizlerinde olduğu gibi, deniz alanlarının güvenliği ve komuta-kontrol üstünlüğü birinci öncelik haline geliyor.
Uluslararası sistemde Almanya ve Rusya arasında diplomatik krizlerin tırmandığı ve küresel ittifak hatlarının yeniden çekildiği bu dönemde, Atina’



