⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 374
🕐 Son Güncelleme: 14.09.2026 08:37
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), Türk TIR sürücülerinin yaşadığı Schengen vizesi engellerinin Türkiye-AB ticaretini durma noktasına getirdiğini duyurdu.
- Sürücülerin yasal kalış sürelerinin, sınır kapılarındaki beklemeler ve zorunlu duruşlarla tükenmesi, lojistik süreçlerinde ciddi bir krize yol açıyor.
- Dernek, profesyonel sürücüler için vize süreçlerinin hızlandırılmasını ve “turist vizesi” statüsünden ayrıcalıklı bir düzenleme yapılmasını talep ediyor.
Türkiye lojistik sektörü, Avrupa Birliği ile olan ticari ilişkilerde kritik bir darboğazla karşı karşıya. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND), Türk TIR sürücülerinin Schengen vizesi süreçlerinde yaşadığı sistematik sorunların, sadece taşımacılık sektörünü değil, aynı zamanda Avrupa’nın tedarik zincirlerini de doğrudan tehdit ettiğini belirterek acil bir çağrıda bulundu.
“Sürücümüz İlerleyemiyor, Süre İşliyor”
UND, Avrupa genelinde 29 ülkeyi kapsayan Schengen bölgesindeki vize uygulamalarının, profesyonel sürücülerin çalışma koşullarını imkansız hale getirdiğini vurguluyor. Özellikle 180 gün içinde 90 günlük kalış kuralının, sınır kapılarındaki bekleme süreleri, grevler ve yol yasakları gibi sürücünün elinde olmayan durumlar nedeniyle hızla tükendiği ifade ediliyor. UND yetkilileri, “Sürücümüz ilerleyemiyor, ancak yasal süre işlemeye devam ediyor” diyerek mevcut sistemin lojistik gerçeklerle örtüşmediğinin altını çiziyor.
Bu durum, Türkiye’nin dış ticaret hacmi üzerinde de baskı oluşturuyor. Bilindiği üzere, dış ticarette yaşanan dalgalanmalar, lojistik süreçlerin aksamasıyla daha da derinleşebiliyor. Sürücülerin vize randevusu bulamaması veya reddedilmesi, Avrupa’ya giden malların teslimat sürelerini uzatıyor.
EES Sistemiyle Artan Riskler
Avrupa Birliği’nin devreye aldığı dijital Giriş/Çıkış Sistemi (EES), sürücüler üzerindeki baskıyı daha da artırdı. Sınır geçişlerinin dijital ortamda saniyelik takibi, birkaç günlük süre aşımının bile sürücüler için sınır dışı edilme ve uzun süreli giriş yasakları gibi ağır yaptırımları beraberinde getirmesine neden oluyor. Sektör temsilcileri, sürücülerin “turist” statüsünde değerlendirilmesinin büyük bir yanlış olduğunu, onların küresel ekonominin çarklarını döndüren kilit personel olduğunu hatırlatıyor.
Öte yandan, ekonomi dünyasında yaşanan gelişmeler sadece taşımacılıkla sınırlı değil. Türkiye’deki istihdam piyasası hareketliliği ve dijitalleşme adımları gibi konular da yakından takip ediliyor. Ancak lojistik, dış ticaretin ana arteri olduğu için vize sorunu birincil öncelikli bir gündem maddesi olmaya devam ediyor.
Ticaret ve Tedarik Zinciri Tehlikede
UND’nin açıklamasına göre, Türkiye’de üretim yapan Avrupa sermayeli şirketler dahil olmak üzere, iki taraf arasındaki ticari güven ortamı vize engelleriyle zedeleniyor. Sürücülerin vize süreçlerinde yaşadığı bu “belirsizlik ortamı”, tedarik zinciri yönetimini zorlaştırıyor ve maliyetleri yukarı çekiyor. Dernek, AB makamlarını profesyonel sürücüler için vize süreçlerinde “hızlı ve kolaylaştırılmış” bir vize rejimi uygulamaya davet ediyor.



