Yaşam

Ankara’da 66 Milyon Yıllık Deniz Fosili: Külhöyük’te Büyük Keşif

Ankara Gölbaşı’ndaki Külhöyük kazılarında, 66 milyon yıl öncesine ait Tetis Denizi canlısı Gastropoda fosili bulundu. İşte arkeolojideki heyecan verici detaylar.

OKUMA AYARLARI
Ankara’da 66 Milyon Yıllık Deniz Fosili: Külhöyük’te Büyük Keşif
Ankara’da 66 Milyon Yıllık Deniz Fosili: Külhöyük’te Büyük Keşif
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 439
🕐 Son Güncelleme: 14.09.2026 08:37

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Ankara’nın Gölbaşı ilçesindeki Külhöyük kazı alanında, 66 milyon yıl öncesine dayanan Gastropoda (salyangoz) fosili gün yüzüne çıkarıldı.
  • Buluntu, Orta Anadolu’nun milyonlarca yıl önce Tetis Denizi ile kaplı olduğunu kanıtlar nitelikte olup, fosilin antik dönem insanları tarafından yerleşime taşındığı düşünülüyor.
  • Cumhurbaşkanlığı kararlı kazı çalışmaları, Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında bölgenin doğal ve arkeolojik tarihini aydınlatmaya devam ediyor.

Ankara, tarihsel süreçte sadece Hitit ve Hatti medeniyetlerine ev sahipliği yapmakla kalmıyor, aynı zamanda milyonlarca yıl öncesinin jeolojik sırlarını da bağrında saklıyor. Gölbaşı ilçesinde yer alan Külhöyük kazı alanı, son dönemde gerçekleştirdiği bulgularla bilim dünyasının dikkatini üzerine çekmeyi başardı. Son olarak ortaya çıkarılan 66 milyon yıllık bir Gastropoda fosili, “Ankara’da deniz mi vardı?” sorusunu bilimsel bir gerçekliğe dönüştürdü.

Tetis Denizi’nin Orta Anadolu’daki İzleri

Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda yürütülen çalışmalarda bulunan fosil, yaklaşık 250 milyon yıl önce oluşmaya başlayan ve jeolojik dönemlerde Orta Anadolu’yu da içine alan Tetis Denizi‘nin son evrelerine ışık tutuyor. Karından ayaklı bir canlı olan Gastropoda’ya ait bu kalıntı, bölgenin bir zamanlar devasa bir okyanus kıyısı olduğunu tescilliyor. Günümüzde bozkırın ortasında yer alan Ankara’nın, milyonlarca yıl önce nasıl bir ekosisteme sahip olduğunu anlamak adına bu keşif hayati önem taşıyor.

Arkeolojik Gizem: Fosili Kim Taşıdı?

Kazı alanının en dikkat çekici yönü ise fosilin bulunduğu katman. 5 bin yıllık Hatti ve Hitit yerleşimi olan Külhöyük’te bulunan bu fosil, sadece doğal bir kalıntı değil, aynı zamanda kültürel bir gizemi de beraberinde getiriyor. Uzmanlar, bu milyon yıllık fosilin binlerce yıl önce bölgede yaşayan antik dönem insanları tarafından bir “ilginçlik” veya “değerli obje” olarak yerleşime taşınmış olabileceğini değerlendiriyor. Bu durum, antik medeniyetlerin doğa olaylarına ve fosillere olan ilgisini gözler önüne seriyor.

Bölgedeki çalışmalar, çevre ve doğa tarihi üzerine yapılan araştırmalarla da paralellik gösteriyor. Külhöyük, sadece çanak çömleklerle değil, aynı zamanda Sevgi Çiçeği’nin en eski tohum kalıntıları gibi biyoçeşitlilik kanıtlarıyla da adından söz ettiriyor. Arkeoloji dünyasında bu tür bulgular, yeni nesil teknolojik cihazlar ve modern kazı yöntemleriyle çok daha derinlemesine inceleniyor.

Kazı Çalışmaları Hız Kesmiyor

Cumhurbaşkanlığı Kararlı Kazı statüsünde, Ankara Üniversitesi adına Doç. Dr. Derya Yılmaz Tekin başkanlığında yürütülen çalışmalar, bölgenin katmanlı tarihini gün yüzüne çıkarmaya devam ediyor. Bakan Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Külhöyük’ün Ankara’nın hem arkeolojik hem de doğal tarihine dair eşsiz veriler sunduğunu belirtti. Gelecek dönem kazılarında bölgeden daha fazla paleobiyolojik bulgunun çıkması bekleniyor.

Türkiye’nin arkeolojik mirasını koruma ve anlama noktasında atılan bu adımlar, dijitalleşen kamu hizmetleri ve bilimsel desteklerle daha görünür hale geliyor. Ankara, sadece bir başkent değil, aynı zamanda milyonlarca yıllık bir doğa müzesi olma yolunda ilerliyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir