⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 465
🕐 Son Güncelleme: 16.09.2026 22:41
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD Başkanı Donald Trump, Merkez Bankası’nın (Fed) politika faizini artırmasının ardından faizlerin yüzde 1’in altına çekilmesini talep etti.
- Sosyal medya üzerinden yaptığı sert açıklamalarda, ticaret açığı ve küresel ekonomik dengesizliklere dikkat çekerek ABD’nin artık dünyayı sırtında taşıyamayacağını vurguladı.
- Fed’in attığı son adımlar ve Trump’ın baskıları, küresel piyasalarda yeni bir para politikası tartışmasının fitilini ateşledi.
Washington, Amerika Birleşik Devletleri — Küresel ekonomi ve para piyasaları, ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD Merkez Bankası’na (Fed) yönelik sert çıkışıyla bir kez daha sarsıldı. Fed’in politika faizini 25 baz puan artırarak yüzde 3,75-4 aralığına yükseltmesinin ardından, Trump sosyal medya hesabı üzerinden adeta ateş püskürdü. ABD ekonomisinin hızla büyüdüğünü ve yeni yatırımlarla ivme kazandığını savunan Trump, faiz oranlarının derhal yüzde 1 veya daha düşük seviyelere indirilmesi gerektiğini açıkladı.
“Dünyayı Artık Biz Taşıyamayız”
Açıklamalarında küresel ticaret dengelerine ve ABD’nin verdiği dış ticaret açıklarına da geniş yer veren Donald Trump, mevcut sistemin sürdürülemez olduğunu dile getirdi. Ticaret açığı kavramını sert bir dille eleştiren deneyimli lider, şu ifadeleri kaydetti: “Ticaret açığı verdiğimiz her ülkeyle, ki bunların çoğu, ticareti durdursaydık yılda en az 1,5 trilyon dolar kazanırdık. ‘Açık’ kelimesi, ‘zarar’ için kullanılan süslü bir ifadeden başka bir şey değil. Dünyadaki neredeyse her ülkeyi biz taşıyoruz ve bu artık böyle devam edemez.”
Dünyanın en iyi kredi derecesine ve koşullarına sahip olduklarını iddia eden Trump, Amerikan ekonomisinin korunması ve desteklenmesi adına para politikasında radikal bir gevşeme yapılması gerektiğini savundu. Bu çıkış, ekonomi çevrelerinde Fed’den 3 yıl sonra sürpriz faiz artışı hamlesiyle zaten gerilen ipin daha da kopma noktasına geldiğini gösterdi.
Piyasalarda Fed ve Trump Gerilimi
Merkez bankalarının bağımsızlığı ilkesi ile siyasi otoritelerin büyüme odaklı talepleri arasındaki çatışma, ABD ekonomisinin merkezinde yeniden en üst sıraya yerleşti. Son dönemde artan maliyetler ve enflasyon baskılarıyla mücadele eden Fed’in, Başkan Trump’ın bu çağrısına nasıl bir yanıt vereceği merakla bekleniyor. Uzmanlar, Trump’ın bu baskısının piyasalarda belirsizliği artırdığını ve doların küresel gücü üzerinde dalgalanmalara yol açabileceğini belirtiyor.
Öte yandan, dış politika ve uluslararası ilişkilerde de benzer sert rüzgarlar esmeye devam ediyor. Daha önce de Washington yönetiminin aldığı bazı kritik kararlar uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırmıştı. Benzer şekilde, geçtiğimiz günlerde gündeme gelen ABD’den İsrail’e 2,8 Milyar Dolarlık Mühimmat Satışına Şok Veto haberi de Beyaz Saray’ın dış politikadaki enteresan ve baskıcı reflekslerini gözler önüne sermişti. Trump’ın ekonomi cephesindeki bu çıkışı, iç ve dış politikada izleyeceği sert çizginin bir başka göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Faiz İndirimi Hızla Hayata Geçmeli
Açıklamasının sonunda net bir talepte bulunan ABD Başkanı, Amerikan ekonomisinin kısıtlayıcı faiz politikalarından arındırılması gerektiğini vurguladı. “ABD için faiz oranlarını düşürün ve hızlıca” çağrısında bulunan Trump, yatırımların önünün açılması için borçlanma maliyetlerinin minimum seviyeye indirilmesinin şart olduğunu yineledi. Piyasalar şimdi Fed üyelerinin bu siyasi baskı karşısında atacağı adımları ve gelecek ekonomik veri akışını yakından takip ediyor.



