Gündem

DİSK’ten Eşit Ücret Çıkışı: Gelir Uçurumu Yüzde 30’u Buldu!

DİSK, 18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü'nde Türkiye'deki cinsiyet temelli gelir eşitsizliğine dikkat çekti. Eşdeğer işe eşit ücret yasal güvenceye alınmalı.

OKUMA AYARLARI
DİSK'ten Eşit Ücret Çıkışı: Gelir Uçurumu Yüzde 30'u Buldu!
DİSK'ten Eşit Ücret Çıkışı: Gelir Uçurumu Yüzde 30'u Buldu!
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 403
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 13:31

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), 18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü kapsamında Türkiye’deki cinsiyet temelli gelir eşitsizliğini gözler önüne serdi.
  • Açıklamada, Türkiye’de erkeklerin gelirlerinin kadınlardan ortalama yüzde 30 daha yüksek olduğu, 5,5 milyon kadının ise bakım sorumlulukları nedeniyle iş gücüne katılamadığı vurgulandı.
  • DİSK; esnek çalışma modelleri yerine eşdeğer işe eşit ücret ilkesinin yasal güvenceye alınmasını, güvenceli istihdam ve kamusal bakım politikalarının hayata geçirilmesini talep etti.

Türkiye’de çalışma hayatının en kanayan yaralarından biri olan cinsiyet temelli gelir adaletsizliği, eğitim ve istihdam politikalarının yeniden yapılandırılması gerektiğini bir kez daha gözler önüne serdi. Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), 18 Eylül Uluslararası Eşit Ücret Günü vesilesiyle yayımladığı kapsamlı raporda, Türkiye’deki gelir adaletsizliğinin boyutlarını açıkça paylaştı.

Ülke genelindeki ekonomik zorluklar her kesimi derinden sarsarken, kadın işçilerin maruz kaldığı çifte sömürü ve ücret eşitsizliği derinleşmeye devam ediyor. Küresel ölçekte ve ulusal düzeyde yapılan araştırmalar, kadınların hak ettikleri ekonomik bağımsızlığa kavuşmasının önündeki yapısal engellerin hâlâ kaldırılamadığını gösteriyor.

Türkiye’de Gelir Uçurumu Yüzde 30 Seviyesinde

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) verilerine atıfta bulunulan açıklamada, dünyada kadınların ücretli istihdamda erkeklerden yüzde 20 daha az kazandığı ve bu gidişatla mevcut gelir uçurumunun kapanmasının tam 257 yıl süreceği hatırlatıldı. Ancak Türkiye tablosunun küresel ortalamanın çok daha gerisinde ve ağır seyrettiği kaydedildi.

Yapılan hesaplamalara göre Türkiye’de kadınlar 100 lira kazanırken, erkekler ortalama 130 lira gelir elde ediyor. Bu da genel gelir farkının yüzde 30’u bulduğunu kanıtlıyor. Söz konusu uçurum ücretli çalışanlarda yüzde 19 civarındayken, yevmiyeli çalışan kadın ve erkekler arasında yüzde 89 gibi çarpıcı ve kabul edilemez bir seviyeye tırmanıyor.

5,5 Milyon Kadın İş Gücünün Dışında Bırakılıyor

İş gücüne katılım oranlarındaki uçuruma da dikkat çeken DİSK, erkeklerin iş gücüne katılım oranının yüzde 70,6 olduğunu, kadınlarda ise bu oranın yalnızca yüzde 35,3’te kaldığını belirtti. Ev işleri ve yaşlı-çocuk bakım sorumluluklarının tek taraflı olarak kadınların sırtına yüklenmesi, 5,5 milyon kadının tamamen iş gücü piyasasının dışına itilmesine neden oluyor. Toplam 33,9 milyon kadından sadece 6,7 milyonunun kayıtlı ve tam zamanlı istihdamda yer alabildiği, kalan milyonlarca kadının ise kayıt dışı veya güvencesiz yarı zamanlı işlere mahkûm edildiği ifade edildi.

“Esneklik Değil, Güvenceli İstihdam Şart”

İktidarın Orta Vadeli Program (OVP) metinlerinde yer alan esnek çalışma modellerine sert tepki gösterilen açıklamada, kadın istihdamını artırma bahanesiyle sunulan bu formüllerin kadınları ucuz iş gücü haline getirdiği vurgulandı. Çözümün esnekleşmede değil; insanca yaşanabilecek ücret düzeyinde, sendikal haklarda ve güvenceli tam zamanlı istihdamda olduğu yinelendi. DİSK, Türkiye’nin 1966 yılında imzaladığı ILO’nun 100 No’lu Eşit Ücret Sözleşmesi’nin gerekliliklerinin derhal yerine getirilmesini talep etti.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir