⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 409
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 13:32
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yunanistan Komünist Partisi (KKE), İsrail ile imzalanan 3 milyar euro değerindeki “Aşil Kalkanı” hava savunma anlaşmasının iptal edilmesini talep etti.
- Meclis’e sunulan soru önergesinde, sistemin kalbi niteliğindeki Komuta Kontrol (C2) sisteminin ve kritik kaynak kodlarının hangi ülkenin elinde olacağı soruldu.
- Muhalefet ve eski bakanlar, bu anlaşmanın ülkeyi İsrail’in askeri planlamasına ve savunma sanayisine bağımlı hale getirdiğini savunuyor.
Yunanistan ile İsrail arasında askeri alanda imzalanan devasa bütçeli anlaşmalar Atina’da siyasi çalkantılara yol açmaya devam ediyor. Son olarak Yunanistan Komünist Partisi (KKE), Tel Aviv yönetimiyle 31 Ağustos’ta imzalanan ve yaklaşık 3 milyar euro değerindeki “Aşil Kalkanı” hava savunma sistemleri anlaşmasını parlamentonun gündemine taşıdı. Savunma alanındaki dışa bağımlılık tartışmalarını alevlendiren bu gelişme, uluslararası kamuoyunun da dikkatini çekti. Bölgesel gelişmelerde silah tedarik zincirleri sıklıkla masaya yatırılırken, benzer şekilde İsrail’in dış ülkelerden silah talepleri de küresel çapta geniş yankı uyandırmaya devam ediyor.
“Aşil Kalkanı” Anlaşmasının Detayları Neler?
İsrail’in başkenti Tel Aviv’de imzalanan “Aşil Kalkanı” anlaşması, iki ülke arasındaki savunma işbirliğini en üst seviyeye taşıyan projelerden biri olarak öne çıkmıştı. Anlaşma kapsamında İsrail Havacılık ve Uzay Sanayii (IAI) ile Rafael gibi dev savunma şirketlerinin Yunanistan’da çok katmanlı bir hava savunma ağı kurması öngörülüyor. Proje; Davud Sapanı (David’s Sling), Barak MX sistemleri, Spyder sistemleri ve MMR tipi çok görevli radarları içeriyor. Ayrıca Rafael öncülüğünde yeni bir ulusal komuta ve kontrol sisteminin geliştirilmesi de bu devasa paketin içerisinde yer alıyor.
KKE’den Sert Tepki: “Kaynak Kodu Kimde Olacak?”
KKE Meclis Grubu, Savunma Bakanı Nikos Dendias’a sunduğu resmi soru önergesinde, anlaşmanın tüm ekleriyle birlikte derhal parlamentoya sunulmasını ve iptal edilmesini talep etti. Önergede, sistemin operasyonel ve teknik kontrolünün hangi tarafta olacağının belirsizliğine dikkat çekildi. Özellikle “Kaynak kodu kimde olacak?” sorusunu yönelten KKE, Atina yönetiminin yazılıma tam erişim, sistemi kontrol etme ve kodlarda değişiklik yapma hakkına sahip olup olmadığını sorguladı. Uzmanlar ise askeri alandaki bu tür krizlerin yanı sıra savunma sanayindeki insan gücü problemlerinin de ordu yapılarını zorladığını belirtiyor; nitekim uzmanlık gerektiren bu süreçler İsrail ordusunda personel krizi gibi yapısal sorunların da derinleşmesine zemin hazırlayabiliyor.
Muhalefetten Stratejik Bağımlılık Uyarısı
Yalnızca KKE değil, Yunanistan’daki diğer muhalefet partileri de anlaşmanın ülkeyi İsrail’in savunma sanayisine ve askeri planlamasına daha fazla bağımlı kılacağı uyarısında bulunuyor. Eski Maliye Bakanı Yanis Varufakis de anlaşmayı “utanç verici” olarak nitelendirmiş ve Yunan halkının büyük çoğunluğunun Orta Doğu’daki politik duruşa karşı olduğunu vurgulamıştı. Sistemin bakımı, modernizasyonu ve teknik desteğine dair hükümlerin kamuoyuyla paylaşılmasını isteyen muhalefet, projenin Yunan vergi mükelleflerine ağır bir mali yük getireceğini ve ülkenin dış politikasını dar bir kalıba hapsedeceğini savunuyor.



