⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 325
🕐 Son Güncelleme: 18.09.2026 10:36
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Diyarbakır’ın Sur ilçesinde 3 çocuk annesi Rojda Yakışıklı, dini nikahla birlikte yaşadığı Okay Gür tarafından boğularak öldürülmüş ve cesedi dere yatağına gömülmüştür.
- Sanık Okay Gür, mahkeme aşamasında “haksız tahrik” hükümlerinden yararlanabilmek için soruşturma boyunca dile getirmediği yeni iddiaları savunmasına eklemiştir.
- Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, süreç “iştirak halinde kadına karşı kasten öldürme” suçu üzerinden ilerlemektedir.
Diyarbakır, vicdanları yaralayan bir kadın cinayetinin davasına ev sahipliği yapıyor. 27 Aralık 2025 tarihinde Sur ilçesine bağlı Beybulak Mahallesi Sarıkaş mezrasında yaşanan vahşette, 3 çocuk annesi 28 yaşındaki Rojda Yakışıklı, dini nikahla birlikte yaşadığı Okay Gür tarafından hayattan koparıldı. Cinayetin ardından cesedi dere yatağına gömülen genç kadının ölümü, bölgede büyük infiale yol açtı.
İndirim Almak İçin İddialar Değişti
Diyarbakır 8’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, sanık Okay Gür’ün yargılamayı manipüle etmeye yönelik tavırları dikkat çekti. Avukat Nazlı Matur, sanığın duruşma salonundaki pişmanlık söylemlerinin samimiyetten uzak olduğunu belirterek, Rojda Yakışıklı cinayeti özelinde sanığın ceza indirimi alabilmek için “haksız tahrik” zırhına bürünmeye çalıştığını ifade etti. Matur, “Sanık, soruşturma aşamasında hiç dile getirmediği birtakım iddiaları, duruşma aşamasında haksız tahrik hükümlerinden yararlanabilmek amacıyla ileri sürmüştür” açıklamasında bulundu.
Olayın arka planında ise dikkat çeken bir itiraf süreci yaşanmıştı. Rojda cinayetinde itiraf: Fotoğrafı görünce her şeyi anlattı! başlığıyla gündeme gelen detaylarda, sanığın deliller karşısında köşeye sıkıştığı görülmüştü. Ancak buna rağmen sanık, mahkeme huzurunda “Eşimi ben öldürmedim, eşim kayıptı buldunuz mu?” diyerek gerçekleri saptırmaya devam etti.
Adalet Beklentisi Yüksek
Toplum vicdanını yaralayan bu tür olaylar, Türkiye’nin gündemindeki güvenlik ve adalet tartışmalarını da tetikliyor. Bakan Çiftçi’den suç örgütlerine gözdağı: “Mücadele sürecek” açıklamaları, devletin kadına yönelik şiddetle mücadele konusundaki kararlılığını vurgularken, Rojda Yakışıklı davası bu mücadelenin en somut sınavlarından biri haline geldi. Olay günü Rojda’nın ağabeyinin kolluk kuvvetlerine başvurusu üzerine başlatılan arama çalışmaları, vahşi cinayetin ortaya çıkmasını sağlamıştı.
Mahkeme heyeti, Okay Gür ile birlikte olaya karıştığı iddia edilen köylüleri Ömer Dorğun ve Barış Dorğun’un tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi. Rojda’nın 50 santimetrelik bir iple boğularak öldürülmüş olması, olayın tasarlanarak işlendiği iddialarını güçlendiriyor.



