⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 352
🕐 Son Güncelleme: 20.09.2026 09:55
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, yeni anayasa çalışmalarının Türkiye’nin “büyük yürüyüşü” için hayati bir itici güç oluşturacağını açıkladı.
- Uçum, 1982 Anayasası’nın artık yetersiz kaldığını vurgulayarak, sivil ve demokratik bir metnin Türkiye Yüzyılı vizyonunun temel taşı olacağını belirtti.
- Yeni anayasa sürecinin TBMM’nin 29. döneminde daha gerçekçi bir hedef haline geldiği ifade edilirken, nihai kararın siyasi iradeye ait olduğu vurgulandı.
Ankara’da gündemin merkezinde yer alan yeni anayasa tartışmaları, Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum’un açıklamalarıyla yeni bir boyut kazandı. Uçum, Türkiye’nin kadim devlet geleneğiyle uyumlu, sivil ve demokratik bir anayasaya kavuşmasının, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılındaki hedefler için bir zorunluluk olduğunu ifade etti.
Türkiye Yüzyılı Vizyonu ve Anayasal Dönüşüm
Mehmet Uçum, kaleme aldığı değerlendirme yazısında, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişin ve “Terörsüz Türkiye” hedefinin, ülkenin kararlı yürüyüşündeki en kritik aşamalar olduğunu belirtti. Uçum’a göre, 1982 Anayasası artık “yamalı bohça” niteliğinde ve günümüz Türkiye’sinin ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak. Bu bağlamda, Cumhurbaşkanlığı’ndan yeni anayasa çıkışı ile belirlenen vizyon doğrultusunda, hukuki altyapının güçlendirilmesi hedefleniyor.
Uçum, “Yeni anayasa ile geliştirilecek güçlü ve daha doğru kural sistemi, Türkiye’ye hukuk içinde yükselmek için eşsiz fırsatlar sunacaktır. Vakit artık yeni anayasa vaktidir,” ifadelerini kullanarak sürecin kaçınılmazlığına dikkat çekti. Öte yandan ülke gündeminde sadece siyasi gelişmeler değil, toplumsal hafızayı etkileyen konular da yer alıyor. Örneğin, yakın zamanda gündeme gelen Mezarlık dizisi ve kadın cinayetleri gibi toplumsal meseleler, hukuk sisteminin daha kapsayıcı ve koruyucu olması gerekliliğini de bir kez daha hatırlatıyor.
TBMM’nin Rolü ve Zamanlama
Yeni anayasanın yasalaşma süreci hakkında da ipuçları veren Uçum, TBMM’nin 28. döneminde bu ihtimalin değerlendirildiğini ancak 29. dönemin daha gerçekçi bir hedef sunduğunu belirtti. “Nihai karar demokratik siyasi liderliğin ve Meclisimizindir” diyen Uçum, Türkiye’nin istikrarının lokomotifi olan Cumhur İttifakı’nın bu süreci başarıyla yöneteceğine olan inancını dile getirdi.
Türkiye, küresel ölçekte de adından söz ettirmeye devam ediyor. Tıpkı Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın BM kürsüsündeki mesajları gibi, iç hukukta atılacak bu devrim niteliğindeki adımlar, Türkiye’nin uluslararası arenadaki “büyük yürüyüşünün” de hukuki teminatı olacak. Toplumun tüm kesimlerinin sürece dahil olmasıyla, Türkiye Yüzyılı vizyonu daha somut bir zemine oturmuş olacak.



