⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 402
🕐 Son Güncelleme: 20.09.2026 11:10
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Muş’un Mercimekkale köyünde yaşayan Yücel (61) ve Filiz (60) Levent çifti, 25 dönümlük tarlalarında tamamen doğal yöntemlerle sebze yetiştiriyor.
- Ağustos ayında hasat edilen domates, biber, patlıcan ve kabaklar ipe dizilerek güneşte kurutuluyor ve Muş-Erzurum kara yolu kenarındaki tezgahta satışa sunuluyor.
- Bölgede bu işi yapan başka üretici bulunmazken, hazırlanan doğal kışlık ürünler başta Almanya ve Fransa olmak üzere Avrupa’daki Türk vatandaşlarından yoğun ilgi görüyor.
Türkiye’nin tarımsal potansiyeli yüksek şehirlerinden biri olan Muş, geleneksel üretim yöntemleriyle ekonomiye katma değer sağlamaya devam ediyor. Ülke genelinde kırsal kalkınma hamleleri hız kesmezken, farklı sektörlerde yaşanan ekonomik gelişmeler de yakından takip ediliyor. Örneğin, iş dünyasındaki finansal hareketlilikler ve ekonomik soruşturmalar Türkiye’nin gündemini meşgul ederken, Anadolu’nun dört bir yanından gelen üretim başarıları yüzleri güldürüyor.
Muş’un Mercimekkale köyünde ikamet eden 61 yaşındaki Yücel Levent ve 60 yaşındaki eşi Filiz Levent, 11 yıldır sürdürdükleri geleneksel yöntemlerle aile bütçelerine önemli bir katkı sunuyor. Yaklaşık 25 dönümlük arazilerinde tamamen doğal şartlarda domates, biber, patlıcan ve kabak üreten çift, tarımda sürdürülebilirliğin en güzel örneklerinden birini sergiliyor. Ülke genelinde son dönemde merak edilen finansal gelişmeler ve piyasa dalgalanmaları sürerken, Levent çiftinin tarladaki alın teri ekonomide yerel üretimin ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Güneşte Kurutulan Lezzetler Yol Kenarından Dünyaya Açılıyor
Ağustos ayında başlayan hasat sezonuyla birlikte tarladan toplanan sebzeler özenle ipe diziliyor. Güneşin altında tamamen doğal süreçlerle kurutulan ürünler, dolmalık ve yemeklik olarak kış aylarına hazırlanıyor. Biber ve domateslerin bir kısmı ise geleneksel yöntemlerle salçaya dönüştürülüyor. Hazırlanan bu özel ürünler, Muş-Erzurum kara yolunun 25. kilometresinde kurulan tezgahta alıcılarıyla buluşuyor.
Şehirler arası yol güzergahında yer almanın avantajını kullanan Levent çifti, ürünlerini sadece çevre köy ve ilçelerdeki vatandaşlara değil, aynı zamanda sınır ötesine de ulaştırıyor. Bölgede başka sebze kurutucusu bulunmadığını belirten Yücel Levent, müşterilerinin önemli bir kısmının Almanya ve Fransa’da yaşayan Türk vatandaşlarından oluştuğunu ifade ediyor.
Doğal Üretime Sadık Kalarak Geçimlerini Sağlıyorlar
Üretim sürecinde hiçbir kimyasal veya yapay hızlandırıcı kullanmadıklarını vurgulayan Yücel Levent, “Ailecek tarlamızda sebze yetiştirerek geçimimizi sağlıyoruz. Üretimde doğal yöntemlere özen gösteriyoruz. Bizi bilen müşteriler her yıl tezgahımıza gelip alışveriş yapıyor. Ürünlerimizi alıp Almanya ve Fransa’ya götüren müşterilerimiz var” diyerek duyduğu memnuniyeti dile getiriyor. Ayrıca bazı resmi kurum ve kuruluşların yemekhanelerine de toplu sebze temin eden çift, 11 yıldır büyük bir özveriyle yürüttükleri bu mesleğin bölgede örnek teşkil ettiğini belirtiyor.
Anadolu’nun bereketli topraklarında yükselen bu tür başarı hikayeleri, hem yerel istihdama katkı sağlıyor hem de Türk mutfağının geleneksel lezzetlerinin uluslararası alanda tanıtılmasına köprü oluyor. Yerel üreticilerin desteklenmesiyle birlikte bu tarz girişimlerin ülke genelinde yaygınlaşması bekleniyor.



