⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 402
🕐 Son Güncelleme: 21.09.2026 10:14
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye genelinde Eylül 2024 ile Ağustos 2025 dönemini kapsayan bir yıllık süreçte, iş cinayetleri sonucu 72 çocuk işçi hayatını kaybetti.
- Hayatını kaybeden çocukların 20’si 0-14 yaş aralığında bulunurken, 52’si 15-17 yaş grubunda yer alıyor; ölümlerin en yoğun yaşandığı iller ise Konya ve Gaziantep.
- Çocuk işçiler en çok tarım, inşaat ve konaklama sektörlerinde çalışırken; trafik kazası, boğulma ve göçük gibi nedenlerle yaşam haklarını kaybediyor.
Türkiye’de çalışma hayatının kanayan yarası olan çocuk işçiliği, her yıl onlarca çocuğun geleceğini elinden almaya devam ediyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi tarafından paylaşılan son veriler, Eylül 2024 ile Ağustos 2025 dönemini kapsayan bir yılda toplam 72 çocuk işçinin iş cinayetlerinde hayatını kaybettiğini gözler önüne serdi. Geçtiğimiz yıl aynı dönemde bu sayı 66 olarak kaydedilmişti; veriler, çocuk işçiliğinde yaşanan risklerin artarak devam ettiğini kanıtlıyor.
Çocuk İşçiliğinde Yaş ve Sektör Dağılımı
Veriler, çocuk işçilerin yaş aralığına göre incelendiğinde durumun vahameti daha net anlaşılıyor. Hayatını kaybeden çocukların 20’si henüz 0-14 yaş grubunda yer alırken, 52 çocuk ise 15-17 yaşları arasında bulunuyor. Özellikle çocukların, 21. yüzyılın zorlu ekonomik koşulları altında, gelişimlerini tamamlamadan ağır iş kollarında çalışmak zorunda bırakılması dikkat çekiyor.
Sektörel bazda yapılan incelemelerde ise çocuk işçilerin en çok tarım ve orman işlerinde (20 ölüm) istihdam edildiği görülüyor. Bu sektörü 16 ölümle inşaat ve yol çalışmaları, 10 ölümle konaklama ve 5 ölümle metal sanayi takip ediyor. Çocukların karşı karşıya kaldığı riskler arasında trafik kazaları, boğulma, zehirlenme ve iş yerlerinde meydana gelen ezik/göçük vakaları ilk sıralarda yer alıyor.
Göçmen Çocuklar ve Bölgesel Yoğunluk
Raporda dikkat çeken bir diğer önemli veri ise göçmen ve mülteci çocukların iş cinayetlerindeki payı. İlgili dönemde yaşamını yitiren çocukların sekizi göçmen/mülteci statüsündeydi. Coğrafi olarak incelendiğinde ise Konya ve Gaziantep, çocuk işçi ölümlerinin en sık yaşandığı iller olarak öne çıkıyor.
Toplumun kanayan yarası olan bu tablo sadece iş hayatıyla sınırlı kalmıyor. Ülke genelinde yaşanan sosyal çöküntüler, bazen aile içi şiddet gibi trajik olaylarla birleşerek genç kuşakların geleceğini tehdit ediyor. Devletin ve denetim mekanizmalarının çocuk işçiliğiyle mücadelede daha proaktif adımlar atması gerektiği uzmanlar tarafından sıklıkla dile getiriliyor.
Çocuk İşçiliğini Önlemek İçin Neler Yapılmalı?
İSİG Meclisi’nin paylaştığı bu rakamlar, sadece istatistiksel bir veri değil, aynı zamanda toplumun vicdanını sızlatan bir gerçeği temsil ediyor. Çocukların okul sıralarında olması gerekirken, tehlikeli iş kollarında hayatlarını kaybetmeleri, Türkiye’nin sosyal ve ekonomik politikalarının yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini gösteriyor. Denetimlerin sıkılaştırılması, ailelerin ekonomik destekle güçlendirilmesi ve eğitim sisteminin çocukları çalışma hayatından uzak tutacak şekilde yapılandırılması, bu acı tablonun önüne geçmek için atılması gereken ilk adımlardır.



