⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 402
🕐 Son Güncelleme: 26.09.2026 20:17
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Adalet Bakanı Akın Gürlek, yürütülen fon soruşturması kapsamında 42 gerçek kişinin mal varlığına tedbir konulduğunu duyurdu.
- Soruşturma kapsamında 46 tüzel kişi, 18 fon ve 37 şüpheli hakkında yurt dışına çıkış yasağı gibi çeşitli adli kontrol tedbirleri uygulandı.
- Toplam 51 tutuklunun bulunduğu dosyada, suçtan elde edilen mal varlıklarının kaçırılmaması için tüm finansal kurumlarla koordineli hareket ediliyor.
Türkiye gündemine oturan ve sermaye piyasalarında büyük yankı uyandıran fon soruşturması kapsamında Adalet Bakanlığı’ndan yeni ve kritik bir açıklama geldi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, yürütülen soruşturma sürecinde gelinen son noktayı paylaşarak, finansal sisteme yönelik gerçekleştirilen usulsüzlük iddialarına karşı devletin kararlı tutumunu vurguladı.
42 Kişinin Mal Varlığına Tedbir Kararı
Bakan Gürlek’in açıklamalarına göre, İstanbul Başsavcılığı Aklama Suçları Soruşturma Bürosu tarafından yürütülen geniş kapsamlı soruşturma kapsamında, 42 gerçek kişinin mal varlığı donduruldu. Söz konusu tedbir kararı, “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “nitelikli dolandırıcılık” ve “suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama” gibi ciddi suçlamalar çerçevesinde alındı. Fon soruşturmasında büyük operasyon ile eş zamanlı olarak yürütülen bu süreçte, 46 tüzel kişi ve 18 fon da inceleme altına alınmış durumda.
Soruşturmanın Kapsamı Genişliyor
Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) tarafından 17 Eylül’de yedi farklı portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonunun tasfiye kararı alınmasıyla başlayan süreç, adli makamların devreye girmesiyle derinleşti. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in bazı fonların temerrüde düştüğünü açıklaması, piyasalarda tedirginliğe yol açmıştı. Fon krizinde SPK neden hedefte? sorusu gündemdeki yerini korurken, yürütülen soruşturmalarda tutuklu sayısı 51’e yükseldi.
Bakan Gürlek, 1 Temmuz ile 16 Eylül tarihleri arasındaki para çıkışlarının en yüksek tutardan başlanarak incelemeye alındığını belirtti. Ayrıca, haklarında daha önce herhangi bir tedbir bulunmayan 37 şüpheli hakkında da yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrol tedbirleri getirildi. Gürlek, bu adımların amacının suçtan kaynaklanan mal varlıklarının kaçırılmasını, üçüncü kişilere devrini veya el değiştirmesini önlemek olduğunu ifade etti.
Finansal Kurumlara Sıkı Takip
Adalet Bakanlığı, şüpheli işlemlerin engellenmesi adına ilgili tüm kurum ve kuruluşlara resmi müzekkereler gönderdi. Bu kapsamda; devir, temlik, satış, bağış, ipotek ve rehin tesisi gibi işlemlerin yanı sıra yüksek tutarlı nakit çekimleri ve EFT/havale işlemleri de yakından takip edilecek. Yapay zekâ dolandırıcılığında yeni dönem gibi modern suç yöntemlerinin de finansal okuryazarlık gerektirdiği bu günlerde, devletin piyasa manipülasyonlarına karşı “sıfır tolerans” politikası uyguladığı görülüyor.
İş Bankası ve Ziraat Bankası tarafından yürütülecek tasfiye sürecinin altı ay sürmesi planlanırken, yatırımcıların mağduriyetinin giderilmesi için adli ve idari mercilerin iş birliği devam ediyor.



