Gündem

Manisa’da Geleneksel Pekmez Mesaisi: 3 Günlük Emek Sofralara Taşınıyor

Manisa Demirci'de üzüm hasadının ardından geleneksel yöntemlerle pekmez yapımı başladı. 3 gün süren zahmetli süreci ve imece usulü üretimin detaylarını keşfedin.

OKUMA AYARLARI
Manisa'da Geleneksel Pekmez Mesaisi: 3 Günlük Emek Sofralara Taşınıyor
Manisa'da Geleneksel Pekmez Mesaisi: 3 Günlük Emek Sofralara Taşınıyor
📍 Konum: Manisa, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 389
🕐 Son Güncelleme: 27.09.2026 13:28

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Manisa’nın Demirci ilçesinde, bağlardan toplanan üzümlerle geleneksel imece usulü pekmez üretimine başlandı.
  • Üzümün toplanmasından şişelenmesine kadar süren süreç, doğal yöntemler ve odun ateşinde pişirme ile yaklaşık 3 gün sürüyor.
  • Zirai ilaç kullanılmadan üretilen pekmezler, yerel lezzet arayanlar için Manisa ve çevre illere sipariş üzerine gönderiliyor.

Türkiye’nin tarımsal üretim merkezlerinden biri olan Manisa, sonbaharın gelmesiyle birlikte geleneksel lezzetlerin hazırlık telaşına sahne oluyor. Demirci ilçesi Sevinçler Mahallesi’nde yaşayan üreticiler, bağbozumunun ardından yoğun bir çalışma temposuna girerek asırlık bir gelenek olan pekmez yapımını sürdürüyor. Üretim süreci, sadece bir gıda hazırlığı değil, aynı zamanda mahalle kültürünü yansıtan bir yardımlaşma örneği olarak dikkat çekiyor.

3 Günlük Zahmetli ve Doğal Süreç

Pekmez yapımı, bağlardan toplanan üzümlerin büyük bir titizlikle hazırlanmasıyla başlıyor. Üretici Himmet Taş ve ailesinin öncülüğünde gerçekleştirilen üretim, modern tarım tekniklerinin aksine tamamen geleneksel yöntemlere dayanıyor. Üzümler çuvallara konularak mahalle sakinlerinin ortak çalışmasıyla eziliyor ve elde edilen üzüm suyu, içerisine “pekmez toprağı” eklenerek dinlenmeye bırakılıyor. Bu toprak, üzüm suyunun tortusundan arınmasını sağlayan kritik bir doğal bileşen olarak kullanılıyor.

Tortusu çöken üzüm suyu, odun ateşinde büyük kazanlarda kaynatılmaya başlanıyor. Kıvamın tutturulması ise tecrübe gerektiren bir sanat; üreticiler “kaşık testi” ile pekmezin tam kıvamını yakalıyor. Ülke genelinde tarımsal üretimde verimlilik ve kalite tartışmaları sürerken, Türkiye’den dev tarım hamlesi ile yerel üreticilerin desteklenmesi önem kazanıyor. Bu süreçte hiçbir zirai ilaç kullanılmaması ve hayvansal gübre tercih edilmesi, üretilen pekmezin doğal değerini artırıyor.

Geçmişten Günümüze Bir İmece Geleneği

Pekmez üreticisi Cemile Taş, yaptıkları işin bir aile mirası olduğunu belirterek, “Eskiden üzümleri eşeklerle, atlarla taşırdık. Şimdi işler biraz daha kolaylaştı ancak gelenek aynı. Eskiden şeker bulamadığımızda çaya bile pekmez katardık,” diyerek geçmişin zorluklarını ve lezzetini hatırlatıyor. Tarımsal üretimde sürdürülebilirlik kadar, kültürel mirasın korunması da Manisa’daki üreticiler için büyük bir motivasyon kaynağı.

Üretilen doğal pekmezler, sadece Manisa ile sınırlı kalmıyor; Alaşehir ve İzmir başta olmak üzere pek çok şehre sipariş üzerine gönderiliyor. Sağlık açısından da nezle ve öksürüğe karşı şifa olarak görülen bu geleneksel lezzet, tahinle birleştiğinde sofraların vazgeçilmezi oluyor. Yerel üretimin önemi gün geçtikçe artarken, Bakan Ersoy’dan Dünya Turizm Günü mesajı ile vurgulanan yerel değerlerin markalaşması, bu tür geleneksel üretim süreçlerinin turizm potansiyelini de destekleyebileceğini gösteriyor.

Himmet Taş ve mahalle sakinleri, Allah’ın verdiği nasiple bu geleneği gelecek nesillere aktarmaya kararlı. İmece usulü yapılan bu üretim, hem doğal beslenmeyi hem de toplumsal bağları güçlendirmeyi hedefliyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir