⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 376
🕐 Son Güncelleme: 29.09.2026 13:49
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul’da görülen 436 sanıklı İBB davasının 89. duruşmasında, sanık Remzi Baka’nın randevu talebine dair iddiaları gündeme oturdu.
- Sanık Baka, Eylül 2021’de randevu istediğini öne sürerken, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin, resmi kayıtların 2024 yılını işaret ettiğini belgelerle açıkladı.
- Silivri’deki duruşmada reklam sektörü üzerinden yürütülen sorgulamalar ve BYZAG ödemelerine dair çelişkili ifadeler mahkeme tutanaklarına geçti.
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da sanıkları arasında yer aldığı, toplam 436 kişinin yargılandığı davanın 89. oturumu, Silivri’deki Marmara Kapalı Cezaevi yerleşkesinde bulunan duruşma salonunda büyük bir gerilimle devam etti. Duruşmanın 2. celsesinin 25. gününde, sanık savunmaları ve çapraz sorgular üzerinden yürütülen yargılamada, “randevu” tartışması günün en dikkat çeken gelişmesi oldu.
Randevu İddiasına Belgeli Çürütme
Duruşma sırasında söz alan sanık Remzi Baka, savunmasında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’ndan Eylül 2021 tarihinde randevu talep ettiğini iddia etti. İhale iptalleri ve sektörel süreçlere dair iddialarını bu randevu talebi üzerine kuran Baka’nın ifadelerine, İmamoğlu’nun avukatı Tora Pekin sert bir yanıt verdi. Pekin, mahkemeye sunduğu resmi belgelerle, ilk randevu talebinin 2021 yılında değil, 2024 yılında yapıldığını ortaya koydu. Bu durum, mahkeme salonunda “randevu çelişkisi” olarak kayıtlara geçti.
Hukuki süreçlerin karmaşıklığı zaman zaman iş hukuku ve çalışma hakları gibi farklı alanlardaki emsal kararların önemini hatırlatırken, İBB davasındaki bu tür iddiaların doğruluğu yargılamanın seyri açısından kritik bir öneme sahip.
Reklam Sektörü ve BYZAG Ödemeleri Sorgulanıyor
Duruşmanın ilerleyen saatlerinde, tutuksuz sanık reklamcı Özcan Demirci’nin sorgusuna geçildi. Murat Ongun’un avukatı Rahşan Sertkaya, Demirci’ye yönelttiği sorularda, BYZAG’a yapılan ödemelerin niteliğini sorguladı. Demirci, daha önce savcılıkta verdiği ifadede “muhtemelen hak edişlerim ödendi” şeklinde bir beyanda bulunduğunu, ancak o dönem bilgilerinin eksik olduğunu savundu.
Öte yandan, Murat Ongun’un avukatının, “Reklam alanında hiç bulunmadığınız halde neden bu alanda iş yapma beklentisiyle ödeme yaptınız?” sorusu, davanın finansal boyutunu derinleştirdi. Sanık Kerem Dal ise 25 yıllık sektör tecrübesine vurgu yaparak suçlamaları reddetti. Gündemdeki bu yoğun trafik, toplumsal ve kültürel gelişmelerin gölgesinde, kamuoyunun yakından takip ettiği bir süreç haline geldi.
Yargılamada Son Durum
Mahkeme heyeti, sanıkların kaşe ve firma bilgileri üzerinden yaptığı çapraz sorgularla, iddia edilen usulsüzlüklerin izini sürmeye devam ediyor. Sanıkların birbirleriyle bağlantılı olduğu iddia edilen 6 firma ve bu firmaların ödeme trafiği, davanın önümüzdeki günlerinde de ana tartışma konularından biri olmaya aday. Hukuk çevreleri, bu tür “teknik” detayların nihai kararda belirleyici olacağını vurguluyor.



