⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 363
🕐 Son Güncelleme: 01.10.2026 15:58
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Pera Müzesi, yeni sanat sezonunu sanatseverlerin beğenisine sunduğu iki iddialı sergiyle İstanbul’da açtı.
- Alistair Hicks küratörlüğündeki “Frank Bowling: Yaratım ve Yıkım” sergisi sanatçının Türkiye’deki ilk kapsamlı gösterimi olma niteliği taşıyor.
- İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün 20. yılına özel hazırlanan “Cumhuriyetin Kamera Arkası” ise erken Cumhuriyet dönemine ışık tutuyor.
Sanat dünyasının kalbinin attığı İstanbul, kültür sanat takviminin en heyecan verici etkinliklerinden birine ev sahipliği yapıyor. Kültür sanat çevrelerinin merakla beklediği Pera Müzesi yeni sezon sergileri, kapılarını görkemli bir seçkiyle açtı. Sezon açılışında düzenlenen basın toplantısında küratörler, sergilerin arkasındaki felsefi ve tarihi altyapıyı basın mensuplarıyla paylaştı.
Güncel sanatın sınırlarını zorlayan tartışmalar ve postmodern dünyanın üretim biçimleri sürerken, müze bu yıl da izleyicisini hem estetik hem de zihinsel bir yolculuğa çıkarıyor. Bu bağlamda kültür sanat bütçelerini ve alternatif yatırım araçları ile sanata olan ilgiyi artıran koleksiyonerler de bu dev buluşmaya yoğun ilgi gösteriyor.
Frank Bowling: Yaratım ve Yıkım ile Sanatsal Pusula
Sezonun en dikkat çekici etkinliklerinden biri, Alistair Hicks küratörlüğünde hazırlanan Frank Bowling: Yaratım ve Yıkım, Francis Bacon ve Victor Willing Müdahalesiyle sergisi oldu. Sanatçının 1960’lardan günümüze uzanan altmış yılı aşan üretimini karşılaştırmalı bir zeminde ele alan bu özel seçki, Bowling’in Türkiye’deki ilk kapsamlı sergisi olma özelliğini taşıyor.
Sergide Francis Bacon ve Victor Willing’in yapıtları, Bowling’in resimleri arasında adeta birer “pusula” işlevi görüyor. Sanatçının 2025 ve 2026 tarihli yepyeni üretimlerinin de ilk kez izleyiciyle buluştuğu bu eşsiz koleksiyon, mekân, bellek ve kimlik meselelerini bugünün penceresinden tartışmaya açıyor. Öte yandan, tıpkı ekonomide üreticiden tüketiciye uzanan zincirdeki çarpıcı değişimler gibi, sanat eserinin üretiminden sergileme aşamasına kadar geçirdiği evrim de bu sergide net bir şekilde gözler önüne seriliyor.
Cumhuriyetin Kamera Arkası ile Tarihe Yolculuk
İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün 20. yılı kapsamında hayata geçirilen Cumhuriyetin Kamera Arkası sergisi ise erken Cumhuriyet İstanbul’unu 90 bini aşkın negatiften oluşan devasa bir basın fotoğrafları arşivi üzerinden yeniden kuruyor. İdil Çetin ve Ahmet Ersoy küratörlüğünde hazırlanan sergi, fotoğrafın yalnızca bir olay belgesi olmadığını, aksine bir haber fotoğrafının arkasındaki zorlu üretim sürecini gözler önüne seriyor.
Sanatseverler, Pera Müzesi’nde gerçekleşen bu iki dev sergiyi önümüzdeki aylarda ziyaret edebilir ve modern sanat ile tarihin kesişim kümesinde unutulmaz bir deneyim yaşayabilir.



