Gündem

Denizolgun Soruşturmasında Şok İddia: Telefonu Yok Ettiler!

Eski bakan Denizolgun’un ölümüne ilişkin soruşturmada, maktulün telefonunun delil karartmak amacıyla yok edildiği iddia edildi. Detaylar haberimizde.

OKUMA AYARLARI
Denizolgun Soruşturmasında Şok İddia: Telefonu Yok Ettiler!
Denizolgun Soruşturmasında Şok İddia: Telefonu Yok Ettiler!
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 406
🕐 Son Güncelleme: 02.10.2026 15:34

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen 7 Eylül 2016 tarihli Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin “kasten öldürme” soruşturmasında dikkat çeken bir iddia ortaya atıldı.
  • Mahkeme kararıyla tereke eşyaları arasında bulunan maktule ait telefonun avukat aracılığıyla şüpheli Hilmi Tuna Kuriş’in yönlendirmesiyle Kısıklı’daki eve götürüldüğü ve çalışana teslim edildiği belirlendi.
  • Hazırlanan iddianamede, olay sonrasında herhangi bir teknik ve bilirkişi incelemesi yapılmayan maktule ait telefonun ele geçirilemediği ve delillerin yok edildiği vurgulandı.

Türkiye gündemini sarsan olayda, geçmişte yaşanan şüpheli bir ölümle ilgili soruşturma derinleşirken, dosyanın seyrini değiştirebilecek çok çarpıcı bir iddia gün yüzüne çıktı. İstanbul merkezli olarak yürütülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği adli süreçte, adaletin tecelli etmesi açısından kritik önem taşıyan bir dijital delilin ortadan kaldırıldığı ileri sürüldü.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı eliyle yürütülen soruşturma dosyasına göre, olay 7 Eylül 2016 tarihinde Beykoz’daki bir çiftlik evinde meydana gelmişti. Dosya kapsamında “kasten öldürme” suçlamasıyla yürütülen tahkikat derinleştirilirken, maktule ait cep telefonunun akıbeti kafalarda soru işaretleri uyandırdı. İddianamede yer alan bilgilere göre, mahkeme kararı doğrultusunda tereke eşyaları şüpheli Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş’e verilmek üzere avukata teslim edildi.

“Çuval İçinde Aldım, İçine Bakmadım” Savunması

Soruşturma dosyasına tanık sıfatıyla yansıyan avukat A.Ç., ifadesinde dikkat çekici detaylar paylaştı. Eşyaları bir çuval içerisinde teslim aldığını, içerisindeki malzemeleri kontrol etmediğini savunan avukat, çuvalı şüpheli Hilmi Tuna Kuriş’in talimatları doğrultusunda Kısıklı’daki ikamete götürerek oradaki çalışana teslim ettiğini itiraf etti. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen diğer arama ve tespit işlemlerinde ise telefonun izine rastlanamadığı resmi tutanaklara geçirildi.

Öte yandan, ekonomi ve finans piyasalarını yakından ilgilendiren S&P’den Türkiye’ye Kredi Notu ve Fon Krizi Açıklaması gibi gelişmeler gündemi meşgul ederken, adli makamlar da ülkenin iç hukuk mekanizmalarındaki bu tip sarsıcı dosyaları titizlikle inceliyor. Benzer şekilde, yatırım ve sermaye piyasalarındaki hareketlilikler, Para Piyasası Fonlarından Çıkan Para Nereye Gitti? Goldman Analizi raporlarıyla ekonomistlerin odağında yer alıyor.

Telefon Üzerinde Hiçbir Teknik İnceleme Yapılmamış

Hazırlanan iddianamenin en can alıcı noktalarından biri de telefonun durumuyla ilgili oldu. Olayın ardından maktule ait cep telefonu üzerinde herhangi bir adli bilişim, teknik veya bilirkişi incelemesinin gerçekleştirilmediği tespit edildi. Şüpheli Hilmi Tuna Kuriş telefonu kendisinin aldığını kabul ederken, diğer şüpheli Ayşe Gülderen Denizolgun Kuriş ise tereke eşyalarıyla ilgilenmediğini öne sürdü. Ancak başsavcılık, kendisine teslim edilen cihazın muhafazasından sorumlu olduğununet bir şekilde kayda geçirdi.

Savcılık değerlendirmesinde, maktulün telefonunda bulunabilecek arama kayıtları, mesaj içerikleri, fotoğraflar ve notların, olayın aydınlatılmasında kilit rol oynayacak en önemli deliller arasında yer aldığına dikkat çekildi. Cihazın ele geçirilememiş olması ve ortadan kaldırılması, soruşturmanın seyrini doğrudan etkileyen bir delil karartma şüphesini güçlendirdi. Yargı sürecinin önümüzdeki günlerde hangi aşamaya evrileceği kamuoyu tarafından büyük bir merakla bekleniyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir