⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 380
🕐 Son Güncelleme: 03.10.2026 15:35
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, 14 Ocak 2026 tarihinde 15 yaşındaki E.Ç. tarafından “yan bakma” tartışması sonucu bıçaklanarak öldürüldü.
- Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi, davanın gerekçeli kararında 14 yaşındaki sanığın suçun hukuki anlamını kavrayabilecek yeteneğe sahip olduğunu belirtti ve pişmanlık beyanını samimi bulmayarak takdiri indirim uygulamadı.
- Yargılama sonucunda sanık E.Ç., ‘çocuğa karşı kasten öldürme’, yasaya muhalefet ve silahla tehdit suçlarından toplam 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırıldı.
Türkiye’nin gündemini sarsan olay, 14 Ocak 2026 tarihinde İstanbul’un Güngören ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgilere göre, 17 yaşındaki Atlas Çağlayan, bir kafeden çıktıktan sonra gruplar arasında çıkan absürt bir “yan bakma” tartışması neticesinde 15 yaşındaki E.Ç. tarafından bıçaklanarak katledildi. Toplum vicdanını yaralayan bu elim olayın ardından başlatılan hukuki süreçte beklenen aşamaya gelindi ve Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yürütülen yargılamanın gerekçeli kararı resmen açıklandı.
Mahkemeden Çarpıcı Gerekçeli Karar Detayları
Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nce hazırlanan gerekçeli kararda, taraflar arasında herhangi bir husumet bulunmadığına dikkat çekildi. Sanık E.Ç.’nin olay günü üzerinde bulundurulması kanunen yasak olan sustalı çakı benzeri bir kesici alet taşıdığı ve 6136 sayılı Yasaya Muhalefet suçunu işlediğinin net bir şekilde sabit olduğu vurgulandı. Adli Tıp Kurumu raporlarına da yer verilen kararda, sanığın suç tarihinde içinde bulunduğu yaş grubuna rağmen, fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tam olarak algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olduğu bilimsel olarak kanıtlandı.
Öte yandan, Türkiye genelinde adli sistemdeki boşlukların tartışıldığı bu günlerde, adli mercilerin verdiği kararlar yakından takip ediliyor. Tıpkı geçtiğimiz günlerde Adalet Bakanlığı’nın açıkladığı kritik faili meçhul dosyaların aydınlatılması gibi, bu davada da adaletin tecelli etmesi için titiz bir süreç yürütüldü. Toplumun adalet duygusunu tatmin eden kararların yanı sıra, devletteki idari gelişmeler ve Beştepe’deki kritik siyasi zirveler de ülkenin ana gündem maddeleri arasında yer almaya devam ediyor.
Pişmanlık Beyanı İnandırıcı Bulunmadı
Gerekçeli kararın en dikkat çekici kısımlarından biri de sanığın duruşmadaki tavırları oldu. Mahkeme heyeti, E.Ç.’nin suç sonrasında olay yerinden hızla kaçmasını, sosyal ilişkilerini ve sergilediği tutumu göz önünde bulundurarak, mahkemedeki pişmanlık beyanlarının gerçeği yansıtmadığına hükmetti. Bu beyanların yalnızca cezadan kurtulmaya yönelik “şekli tutum ve davranışlar” olduğu kanaatine varıldı. Bu sebeple sanık hakkında hiçbir takdiri indirim uygulanmadı.
Yargılama sonucunda sanık E.Ç., ‘çocuğa karşı kasten öldürme’ suçundan ağırlaştırılmış müebbetle yargılanırken, yaş küçüklüğü (14 yıl 9 ay) dikkate alınarak cezalandırıldı. Diğer suçlarla birlikte toplamda 18 yıl 10 ay 15 gün hapis cezasına çarptırılan sanığın tutukluluk halinin devamına karar verildi.



