Gündem

Arif Ahmet Denizolgun Soruşturmasında Şok Gelişme!

Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un ölüm soruşturmasında "yok" denilen otopsi videosu ortaya çıktı. 3 adli tıp görevlisine hapis istemi.

OKUMA AYARLARI
Arif Ahmet Denizolgun Soruşturmasında Şok Gelişme!
Arif Ahmet Denizolgun Soruşturmasında Şok Gelişme!
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 427
🕐 Son Güncelleme: 04.10.2026 13:59

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında Beykoz’daki çiftliğinde şüpheli şekilde ölü bulunmasına ilişkin yürütülen soruşturmada çok önemli bir eşik aşıldı.
  • Yargı makamlarına uzun süre “otopsi video kaydı bulunmuyor” yanıtı verilmesine rağmen, yapılan incelemeler neticesinde gizlenen görüntülerin varlığı tespit edildi ve skandal ortaya çıktı.
  • Savcılığın yürüttüğü titiz tahkikat sonucunda, gerçeğe aykırı belge düzenledikleri iddia edilen 3 Adli Tıp Kurumu görevlisi hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçlamasıyla dava açıldı.

Türkiye’nin yakın siyasi ve toplu yaşam tarihinde derin izler bırakan eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un şüpheli ölümüne ilişkin adli süreçte sular durulmuyor. 2016 yılında İstanbul‘un Beykoz ilçesindeki çiftliğinde yaşamını yitiren Denizolgun’un ölümünün ardından başlatılan soruşturmada, adli mercileri ve kamuoyunu sarsacak nitelikte yeni bir skandal gün yüzüne çıktı. Savcılık makamının ısrarlı takibi sayesinde, soruşturma dosyasında kilit rol oynayan ve bugüne kadar “yok” denilen otopsi videolarına ulaşıldı.

“Video Kaydı Yok” Denilmişti: Gerçek Sonradan Ortaya Çıktı

Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine sunulan iddianamede yer alan bilgilere göre, soruşturma makamları ölümün tüm yönleriyle aydınlatılması için Adli Tıp Kurumu’ndan defalarca resmi kayıt talep etti. Ancak kurum içerisindeki bazı yetkililer, savcılığa gönderdikleri resmi yazılarda otopsi işlemine ait herhangi bir video kaydının bulunmadığını iddia etti. Sürecin ilerleyen aşamalarında fethi kabir kararının alınması ve baskıların artmasıyla birlikte, aslında kayıtların merkezin arşivinde muhafaza edildiği ve gizlendiği anlaşıldı.

Gelişmelerin ardından adli makamlarca Denizolgun soruşturmasında şok: 3 adli tıp görevlisine hapis istemi başlığıyla da gündeme gelen yargı sürecinde düğmeye basıldı. Savcılık, adaletin tecellisini engellemeye yönelik bu hamleler karşısında hukuki süreci hızlandırdı.

3 Adli Tıp Görevlisine Hapis İstemi

Hazırlanan iddianamede, Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesi Başkan Vekili İsmail Çoban, zabıt katibi Çağdaş Köse ve fotoğrafhane görevlisi Samet Çalışkan’ın eylemleri detaylı bir şekilde ele alındı. Şüphelilerin, resmi makamları yanıltmak suretiyle gerçeğe aykırı beyanda bulundukları ve ellerindeki delilleri gizledikleri vurgulandı. İlgili görevliler hakkında “Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği” suçundan ötürü ağır hapis cezası istemiyle kamu davası açılması talep edildi.

Adli olayların ve benzeri bürokratik krizlerin yanı sıra, ülkede ve dünyada yaşanan diğer kritik gelişmeler de yakından takip edilmektedir. Örneğin, ekonomi ve finans çevrelerini sarsan fon krizinde kritik eşik: eski SPK başkanına soruşturma izni! haberi de tıpkı Denizolgun dosyası gibi devlet kurumlarındaki şeffaflık ve denetim mekanizmalarının ne denli kritik olduğunu bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Fethi Kabir İşlemi ve Delillerin Değerlendirilmesi

Soruşturmanın seyrini değiştiren en büyük hamlelerden biri de 19 Ağustos 2026 tarihinde gerçekleştirilen fethi kabir işlemi oldu. Mezardan alınan örneklerin incelenmesi sürecinde, Adli Tıp Kurumu’nun daha önce “yok” dediği otopsi videolarını flash bellek ve CD formatında savcılığa teslim etmek zorunda kalması, dosyanın seyrini tamamen değiştirdi. Mahkeme heyeti, bu görüntülerin ve yeni elde edilen maddi delillerin ışığında davanın seyrini yeniden şekillendirecek.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir