Gündem

Deprem Sonrası Hayatı Değişen Genç: “Ben Artık İflah Olmam”

Kahramanmaraş depremlerinde evini kaybeden 25 yaşındaki Barış Özbay, sanal dünyaya sığınarak verdiği "Ben artık iflah olmam" mesajıyla gündeme oturdu.

OKUMA AYARLARI
Deprem Sonrası Hayatı Değişen Genç: "Ben Artık İflah Olmam"
Deprem Sonrası Hayatı Değişen Genç: "Ben Artık İflah Olmam"
📍 Konum: Antakya, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 414
🕐 Son Güncelleme: 04.10.2026 10:52

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Kahramanmaraş merkezli depremlerde evini kaybeden 25 yaşındaki Barış Özbay, yaşadığı travmanın ardından sanal dünyaya bağımlı hale geldi.
  • Antakya’da annesiyle birlikte yaşayan Özbay, tedavi süreçlerine rağmen içine kapanık yaşamını sürdürüyor ve dışarıdan gelen yardımları reddediyor.
  • Üzerindeki tişörtte yazan “Ben artık iflah olmam” ifadesiyle dikkat çeken genç, sosyal izolasyonunu tercih ederek kendi dünyasında yaşamayı seçtiğini belirtiyor.

Kahramanmaraş merkezli depremlerin üzerinden üç yıl geçmesine rağmen, bölgedeki vatandaşların yaşadığı psikolojik travmaların etkileri hala derinden hissediliyor. Antakya’nın Gazi Mahallesi’nde annesi Semra Özbay ile birlikte müstakil bir evde yaşam mücadelesi veren 25 yaşındaki Barış Özbay’ın hikayesi, depremin sadece binaları değil, hayatları nasıl kökten değiştirdiğini gözler önüne seriyor.

Depremin Ardından Gelen Sanal İzolasyon

Deprem felaketinden önce üniversite öğrencisi olan Barış Özbay, yaşanan yıkımın ardından eğitimini yarıda bıraktı. Tüm yakınlarını ve evini kaybetmenin verdiği derin acıyla dünyadan elini eteğini çeken genç adam, çareyi bilgisayar ve cep telefonu başında saatlerini geçirmekte buldu. Sanal dünya bağımlılığı, Özbay’ın dış dünyayla olan bağını koparırken, ailesi ve çevresi için endişe verici bir süreci başlattı.

Geçtiğimiz günlerde kamuoyunun dikkatini çeken olayda, üzerine giydiği tişörtte Almanca olarak “Ben artık iflah olmam” yazması, genç adamın içinde bulunduğu ruh halini özetler nitelikteydi. Bu durum, tıpkı geçmişin gizemli olayları gibi toplumda merak uyandırdı.

“Yardım İstemiyorum, Ben Mutluyum”

Hastanede üç ay süren tedavi sürecine rağmen evine döndüğünde eski rutinlerine geri dönen Barış Özbay, kendisine uzatılan yardım ellerini geri çeviriyor. “İnsanlar yardım etmeye çalışıyorlar ama ben kabul etmediğim sürece kimse bana yardım edemez,” diyerek kendi sınırlarını çizen Özbay, günlerini telefon başında veya bahçedeki kedilerle vakit geçirerek tamamlıyor.

Toplumda bazen sıra dışı dostluklar veya hikayeler dikkat çekse de, Barış’ın durumu tamamen kendi seçimi olan bir yalnızlığı temsil ediyor. Annesi Semra Özbay ise oğlunun bu kabullenişini artık daha metanetle karşılıyor. Anne Özbay, “Hastane sürecinde bir umut beslemiştim ancak nafile. Kendi tercihiyse ben de kabulleniyorum” diyerek durumun zorluğunu ifade ediyor.

Psikolojik Etkiler ve Toplumsal Yansımalar

Uzmanlar, büyük çaplı afetlerin ardından bireylerin yaşadığı bu tür “sosyal geri çekilme” durumlarının, bir savunma mekanizması olabileceğini belirtiyor. Barış Özbay, tıpkı tarihin derinliklerinde kalmış gizemli miraslar gibi kendi iç dünyasında bir kale inşa etmiş durumda. Günlük rutinini “yemek, ilaç ve telefon” ekseninde kuran genç, dış dünyanın karmaşasından tamamen uzaklaşmış görünüyor.

Haberin gündeme gelmesiyle birlikte, bölgedeki gençlerin deprem sonrası rehabilite süreçlerinin önemi bir kez daha tartışılmaya başlandı. Özbay ailesinin yaşadığı bu süreç, sadece bir ailenin değil, deprem bölgesindeki pek çok gencin sessiz çığlığı olarak değerlendiriliyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir