⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 340
🕐 Son Güncelleme: 04.10.2026 12:18
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye’de patlak veren fon vurgunu, iddia edilenden çok daha geniş bir kitleyi etkileyerek 2 milyon doğrudan, 5 milyon dolaylı mağdur yarattı.
- Eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, skandalın siyasi ve bürokratik destek olmadan gerçekleşmesinin imkansız olduğunu vurguladı.
- Uzmanlar, mevcut tedbir kararlarının yetersiz olduğunu ve olayın Cumhuriyet tarihinin en organize sermaye piyasası suçu olduğunu belirtiyor.
Türkiye’nin gündemine bomba gibi düşen fon vurgunu skandalı hakkında, konunun uzmanlarından çarpıcı açıklamalar gelmeye devam ediyor. Eski Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) Başkan Yardımcısı Ramazan Başak, kamuoyuna yansıyan zararın gerçek tablonun yanında “devede kulak” kaldığını ifade etti.
Sermaye Piyasalarında Tarihi Tahribat
Ramazan Başak, yaptığı açıklamada olayın sadece tasfiye edilen fonlarla sınırlı olmadığını, hisse senetleri ve Bireysel Emeklilik Sistemi (BES) yatırımcılarını da içine alan devasa bir ağdan bahsettiğimizi belirtti. Başak, “Bu olay, 45 yıllık sermaye piyasası tarihimizin en organize, en şaibeli ve en çok mağdur yaratan olayıdır” ifadelerini kullandı. Konuyla ilgili daha geniş ekonomik yansımalar ve tahvil faizlerinde rekor deprem gibi piyasa hareketleri, yatırımcıların güveninin ne denli sarsıldığını gözler önüne seriyor.
Siyaset ve Bürokrasinin Gölgesi
Başak’ın en dikkat çeken tespiti ise skandalın “koruma” altında gerçekleştiği yönünde oldu. “Siyasetten, bürokrasiden ve yargıdan destek almadan böylesine uzun süreli bir organize suçun işlenmesi mümkün değildir” diyen eski yetkili, SPK’nın gözü önünde gerçekleşen bu işlemlerin mutlaka detaylıca incelenmesi gerektiğini vurguladı. Benzer şekilde, AKP’li Birinci’den fon krizi itirafı gibi siyasi kanattan gelen açıklamalar da iddiaları güçlendiriyor.
“Tedbir Kararları Yetkisiz ve Yetersiz”
Vurgun sonrası alınan tedbir kararlarının jet hızıyla kaldırılmasına tepki gösteren Başak, bu durumun yargıya olan güveni zedelediğini savundu. Kamu görevlilerinin ihmalleri üzerinde duran Başak, sorumluların hala görevde olmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Ekonomik tahribatın giderek büyüdüğünü ifade eden uzman, hibe destekli projelerde milyonluk vurgun gibi diğer şaibeli işlemlerle birlikte düşünüldüğünde, sistemin ciddi bir denetim açığıyla karşı karşıya olduğunu hatırlattı.
Son olarak, Denetleme Kurulu’nun (DDK) konuyu araştırması durumunda tüm bilgi ve görüşlerini paylaşmaya hazır olduğunu belirten Başak, yatırımcıların haklarını aramaları konusunda daha şeffaf bir süreç yürütülmesi gerektiğinin altını çizdi.



