⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 313
🕐 Son Güncelleme: 06.10.2026 01:16
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eski Aile Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, borsa ve fon yatırımlarından elde ettikleri anapara dışındaki gelirleri TMSF’nin isteğe bağlı iade hesabına aktardı.
- İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, çiftin yatırımlarının kâr kısmının iade edilmesi yönündeki talebine resmi olarak onay verdi.
- Yaşanan bu gelişmelerin arka planında, çiftin yüksek tutarlı fon gelirleri çektiği iddiaları ve sonrasındaki istifa süreci yer alıyor.
Türkiye siyasetini ve finans gündemini sarsan olayda yeni bir perde aralandı. Eski Aile Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya, hakkındaki tartışmaların odağındaki yatırımlar konusunda dikkat çeken bir adım attı. Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) borsa ve yatırım fonu işlemleri için duyurduğu iade mekanizması kapsamında, Kaya çifti gönüllülük esasına dayalı olarak kritik bir iade gerçekleştirdi.
Anapara Dışındaki Gelirler TMSF Hesabına Aktarıldı
Edinilen son bilgilere göre, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya, söz konusu yatırımlarından elde ettikleri anapara dışındaki tüm gelirleri Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) isteğe bağlı iade hesabına gönderdi. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da çiftin bu yönteki talebine hukuki onay vererek sürecin önünü açtı. Finans çevrelerinde geniş yankı uyandıran bu hamle, kamuoyunda da son günlerin en çok konuşulan başlıklarından biri haline geldi.
Süreç Nasıl Başlamıştı? Olayın Arka Planı
Kamuoyunun yakından takip ettiği süreç, 26 Eylül tarihinde ardı ardına ortaya atılan iddialarla patlak vermişti. İddialara göre, eski bakan Fatma Betül Sayan Kaya bir fon üzerinden 21 kat, eşi İlyas Kaya ise 8 kat kar elde etmişti. Çiftin ay başında sistemden toplam 2 milyar 170 milyon lira çektiğinin öne sürülmesi, siyaset kulislerinde ve ekonomi çevrelerinde büyük bir infial yaratmıştı. Artan baskılar ve tartışmalar neticesinde Fatma Betül Sayan Kaya görevinden istifa etmek zorunda kalmıştı.
Gelişmelerin ardından ekonomi otoriteleri ve ilgili denetleme kurumları konuyu mercek altına alırken, yatırımcı hareketliliği ve piyasa dengeleriyle ilgili Ticaret Bakanlığı’ndan yemek sitelerine sahte şube cezası gibi diğer ticari yaptırımlar da gündemdeki yerini koruyor. Türkiye genelinde yankı uyandıran bu finansal operasyonun hukuki ve idari ayaklarının nasıl şekilleneceği, önümüzdeki günlerde yapılacak yeni açıklamalarla netleşecek.



