⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 403
🕐 Son Güncelleme: 06.10.2026 01:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Mersin Büyükşehir Belediyesi’ne yönelik yürütülen 2026/16178 sayılı soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Genel Sekreter Olcay Tok, savcılığa kapsamlı bir ifade verdi.
- Tok, ifadesinde belediye içindeki ihaleye fesat karıştırma, paravan şirketler ve milyonluk hakediş oyunlarına dair çarkı tüm detaylarıyla anlattı.
- Soruşturma dosyasında yer alan iddialar arasında Doğukan Uyan’ın etkisi ve kritik birimlere yerleştirilen isimlerin piyasa araştırmalarındaki rolleri dikkat çekti.
Mersin, Türkiye — Türkiye gündemini sarsacak gelişmelerin merkezindeki Mersin Büyükşehir Belediyesi‘ne yönelik yürütülen 2026/16178 sayılı soruşturmada sular durulmuyor. Soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Genel Sekreter Olcay Tok’un savcılığa verdiği sarsıcı ifadeler, belediyedeki iddia edilen skandallar zincirini gözler önüne serdi. “Devletime yardımcı olmak” amacıyla bildiklerini aktardığını belirten Tok, ihaleye fesat karıştırmadan paravan şirketlere kadar uzanan geniş bir çarkı ifşa etti.
Milyonluk İhaleler ve Komisyon İddiaları
2019 yılında Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde Genel Sekreter Yardımcısı olarak göreve başlayan, ardından Genel Sekreterlik koltuğuna oturan Olcay Tok, savcılık ifadesinde Doğukan Uyan’ın belediye içerisindeki artan etkisine dikkat çekti. Tok’un beyanlarına göre, özellikle 5 milyon liralık açık ihaleler ile 21/b kapsamında gerçekleştirilen pazarlık ihalelerinde, ihale bedellerinin üzerine komisyon konulmak suretiyle haksız menfaat elde edildi. Para trafiğinin işleyişine dair doğrudan bir bilgisi olmadığını vurgulayan Tok, sistemin işleyiş mekanizmasını detaylandırdı.
Kritik Birimlere Yerleştirilen İsimler
Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, bazı isimlerin Doğukan Uyan’ın yönlendirmesi ve Belediye Başkanı Vahap Seçer’in talimatıyla stratejik birimlere yerleştirildiği öne sürüldü. Makine İkmal, Park Bahçeler ve Fen İşleri daire başkanlıklarında görevlendirilen İbrahim Koyunoğlu, Tolga Kılıç, Eda Güngören Kılıç, Mustafa Kandemir ve Reşat Özkul’un satın alma süreçlerinde etkin rol oynadığı ifade edildi.
Bu isimlerin piyasa fiyat araştırmalarını bizzat yürüttüğü ve ihaleye girecek firmaları belirleyen kişiler olduğu iddia edildi. Öte yandan, doğrudan temin süreçlerinde ise Metin Çulcu’ya ait Mermet firması ile Mustafa Keskin üzerinden kurulduğu öne sürülen Serhat Çınar isimli paravan şirketin aktif olarak kullanıldığı belirtildi.
Paravan Şirketler ve Doğrudan Temin Ağı
Belediye içerisindeki rant mekanizmasının nasıl çalıştığını gözler önüne seren bu ifadeler, yerel yönetimlerdeki denetim mekanizmalarının önemini bir kez daha hatırlattı. Tıpkı kamunun farklı alanlarında yaşanan ekonomik ve idari gelişmelerde olduğu gibi, belediye kaynaklarının akıbeti de kamuoyunun yakından takip ettiği konular arasında yer alıyor. Ülke genelindeki bu tür iddialar, Ticaret Bakanlığı’ndan yemek sitelerine ‘sahte şube’ cezası! gibi piyasa denetimlerinin ve şeffaflığın ne kadar kritik olduğunu bir kez daha kanıtlıyor.
Yargı makamlarının soruşturmayı derinleştirmesiyle birlikte, dosyada adı geçen diğer kişilerin yapacağı savunmalar ve savcılığın yapacağı yeni incelemeler önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Mersin’deki bu gelişmeler, Türkiye’nin idari ve hukuki gündeminde üst sıralardaki yerini koruyor.



