⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 427
🕐 Son Güncelleme: 09.10.2026 16:36
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eski Trump yönetimi yetkililerinin, Venezuela’nın devlet petrol şirketi PDVSA ile iş birliği yapan enerji firmalarında danışmanlık ve yöneticilik yapmaya başladığı ortaya çıktı.
- Michael Jensen ve Brittany Kelm gibi üst düzey isimlerin, görevlerinden ayrıldıktan kısa süre sonra Venezuela enerji projelerinde aktif rol alması dikkat çekiyor.
- Lobi faaliyetleri ve enerji yatırımları üzerinden kurulan bu yeni ağ, ABD’nin Venezuela politikalarındaki değişimin perde arkasını sorgulatıyor.
ABD siyaset kulislerinde deprem etkisi yaratan yeni bir iddia, Washington ile Caracas arasındaki enerji trafiğini yeniden gündeme taşıdı. Trump yönetimi döneminde görev almış üst düzey yetkililerin, görev sürelerinin dolmasının hemen ardından Venezuela’nın petrol sektöründe faaliyet gösteren enerji şirketlerinde işe başladığı öne sürüldü. Bu durum, etik tartışmalarını beraberinde getirirken, küresel pazarlardaki ekonomik dalgalanmaların enerji sektörüne yansımalarını da gözler önüne seriyor.
Eski Yetkililer Enerji Şirketlerinde
Haberlere göre, ABD Ulusal Güvenlik Konseyi’nde (NSC) Batı Yarımküre direktörlüğü yapmış olan Michael Jensen, görevinden ayrılmasının üzerinden sadece bir ay geçtikten sonra enerji şirketi Primavera’da başkan yardımcısı olarak işe başladı. Primavera’nın, Venezuela devlet petrol şirketi PDVSA ile üretim anlaşmaları imzalamış olması, “döner kapı” olarak adlandırılan lobi ve siyaset geçişkenliği tartışmalarını alevlendirdi.
Benzer bir tablo, Beyaz Saray Ulusal Enerji Hakimiyeti Konseyi’nde kıdemli danışmanlık yapan Brittany Kelm için de geçerli. Kelm, görevinden ayrıldıktan sonra Houston merkezli Sable Offshore’un Washington ofisinde başkan yardımcılığı görevini üstlendi. Kelm’in sosyal medya paylaşımlarında, Beyaz Saray’daki görevi sırasında Venezuela’nın enerji sektörünün yeniden açılmasına katkı sunduğunu belirtmesi, lobicilik faaliyetlerinin boyutunu gözler önüne seriyor.
Lobi Şirketleri ve Venezuela Trafiği
Sadece bireysel transferler değil, lobi şirketleri de bu süreçte aktif rol alıyor. Trump’ın eski seçim kampanyası danışmanı Carlos Trujillo tarafından kurulan Continental Strategy’nin, Venezuela enerji sektöründe faaliyet gösteren en az 12 müşterisi bulunduğu belirtiliyor. Bu durum, teknoloji devlerinin gelir modelleri gibi enerji sektöründeki stratejik ortaklıkların da arka planda nasıl şekillendiğini gösteriyor. Öte yandan, çevre örgütleri bu lobi şirketlerini Venezuela ile kurulan yeni ilişkilerden haksız kazanç sağlamakla suçluyor.
Stratejik Bir Hamle mi?
Eski Dışişleri Bakanı Mike Pompeo ve Enerji Bakanı Dan Brouillette gibi isimlerin de Venezuela’dan ABD’ye gübre sevkiyatı gibi projelere dahil olduğu iddiaları, Washington’un Venezuela’ya yönelik ambargo ve diplomasi politikalarının geleceğine dair soru işaretleri yaratıyor. Uzmanlar, bu tür hamlelerin diplomatik ilişkileri canlandırma adı altında kişisel ticari çıkarlara hizmet edip etmediğini tartışıyor.
Özellikle merkez bankalarının güveni kadar, hükümet yetkililerinin özel sektöre geçişindeki şeffaflık da küresel yatırımcı güveni için kritik önem taşıyor. Venezuela’nın enerji kaynaklarına erişim arayışındaki şirketlerin, “politika yapıcı” isimleri kadrolarına katması, önümüzdeki dönemde Washington-Caracas hattında daha fazla tartışmaya yol açacak gibi görünüyor.



