⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 379
🕐 Son Güncelleme: 10.10.2026 12:33
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara Garı önünde gerçekleşen ve 103 kişinin yaşamını yitirdiği IŞİD saldırısının 11. yıl dönümü anıldı.
- EMEP Genel Başkanı Seyit Aslan, katliamın üzerindeki karanlığın aydınlatılması ve tüm sorumluların yargılanması için mücadelenin devam edeceğini açıkladı.
- Parti yönetimi, 10 Ekim’in sadece bir terör saldırısı değil, Türkiye’deki rejim değişikliğinin kritik bir dönüm noktası olduğunu savunuyor.
Ankara’da 10 Ekim 2015 tarihinde düzenlenen Barış Mitingi sırasında IŞİD’li canlı bombalar tarafından gerçekleştirilen ve 103 vatandaşın hayatını kaybettiği 10 Ekim Ankara Gar Katliamı, 11. yıl dönümünde bir kez daha gündeme geldi. Emek Partisi (EMEP) Genel Başkanı Seyit Aslan, katliamın yıl dönümü dolayısıyla yaptığı açıklamada, Türkiye’nin siyasi tarihinde derin izler bırakan bu olayın tüm sorumluları hesap verene kadar adalet arayışından vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
“Saray Düzenine Teslim Olmayacağız”
Seyit Aslan, yaptığı yazılı açıklamada 11 yıl önce yaşanan acının hala tazeliğini koruduğunu belirterek, “11 yıl önce katliamlarla yaratılan karanlığa teslim olmadık; 11 yılda adım adım inşa edilen Saray düzenine de teslim olmayacağız” ifadelerini kullandı. Aslan, saldırının münferit bir olay olmadığını, dönemin siyasi atmosferiyle doğrudan bağlantılı olduğunu savundu.
Ülke genelinde yaşanan ekonomik ve sosyal sorunlar, tıpkı şeker fiyatlarında rekor artış gibi gündemin önemli parçaları olurken, EMEP yönetimi bu tür toplumsal krizlerin siyasi sorumluluğunun iktidarda olduğunu savunuyor. Aslan’a göre, 10 Ekim katliamı, o dönemki iktidar çoğunluğunu kaybetme korkusu ve rejim değişikliği arayışlarıyla doğrudan ilintiliydi.
Adalet Mücadelesinde Kararlılık Mesajı
Katliam sonrası yürütülen yargı süreçlerinin birçok engelle karşılaştığını hatırlatan Aslan, “Gizlilik kararları, saklanan deliller ve ailelere yönelik müdahalelere rağmen adalet mücadelemizden geri adım atmadık. Mahkeme salonlarında kazanılan her bir hak, emek ve demokrasi güçlerinin ortak kararlılığı sayesinde elde edilmiştir” dedi. Bu süreçlerin toplumun adalet duygusunu zedelediğini belirten Aslan, gazetecilere yönelik baskılar gibi hukuksuzlukların da aynı zihniyetin bir parçası olduğunu ifade etti.
Aslan, konuşmasının devamında, “Katliam öncesi IŞİD’lilere yol verenler, katliamın ardından yargılama sürecine sınırlar çizmeye çalıştı. Ancak biz, dönemin emniyet ve istihbarat yetkilileri de dahil olmak üzere, bu karanlıkta parmağı olan herkes hesap verene kadar sokaklarda ve salonlarda olmaya devam edeceğiz” diyerek kararlılık mesajını yineledi.
Son olarak, 10 Ekim’in Türkiye’nin demokratikleşme mücadelesinde bir kırılma noktası olduğunu belirten EMEP yönetimi, tüm emekçileri ve demokrasi güçlerini, yaşanan acılardan ders çıkararak dayanışmayı büyütmeye davet etti. Siyasi tarihe “en kanlı saldırı” olarak geçen bu günün, aynı zamanda toplumsal hafızanın en güçlü direnç noktalarından biri olduğu bir kez daha vurgulandı.



