⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 346
🕐 Son Güncelleme: 10.10.2026 12:32
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ticaret Bakanlığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376. maddesi kapsamında, borca batık veya sermaye kaybı yaşayan şirketlere yönelik hesaplama kolaylığı süresini 1 yıl uzattı.
- Yapılan yeni düzenleme ile yabancı para cinsinden kur farkı zararları ve pandemi dönemine ait belirli giderlerin, 1 Ocak 2028 tarihine kadar yapılacak hesaplamalarda dikkate alınmaması sağlandı.
- Bu adım, ekonomik dalgalanmalardan etkilenen şirketlerin bilançolarını iyileştirmeleri ve finansal sürdürülebilirliği korumaları için kritik bir destek olarak görülüyor.
Türkiye ekonomisinde faaliyet gösteren şirketlerin finansal yapılarını korumak ve olası iflas risklerini minimize etmek amacıyla Ticaret Bakanlığı tarafından kritik bir düzenleme hayata geçirildi. Resmi Gazete’de yayımlanan “6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 376’ncı Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” ile şirketlere nefes aldıracak bir süre uzatımına gidildi.
Finansal Tablolarda “Kur Farkı” ve “Gider” Muafiyeti
Düzenleme, özellikle döviz kuru hareketliliğinden doğrudan etkilenen ve bilanço yapısı bozulan şirketleri yakından ilgilendiriyor. Tebliğe göre, şirketlerin henüz ifa edilmemiş yabancı para cinsinden yükümlülüklerinden kaynaklanan kur farkı zararlarının tamamı, hesaplamalara dahil edilmeyecek. Ayrıca, 2020 ve 2021 yıllarında tahakkuk eden kiralama giderleri, personel giderleri ve amortismanların toplamının yarısı da bu hesaplamalardan muaf tutulmaya devam edecek.
Daha önce 1 Ocak 2027 tarihine kadar geçerli olan bu muafiyet süresi, yapılan son değişiklikle 1 Ocak 2028 tarihine kadar uzatıldı. Bu gelişme, şirketlerin özkaynaklarını güçlendirmeleri ve teknik iflas durumundan korunmaları adına piyasalar tarafından olumlu karşılandı.
Ekonomik İstikrar ve Sürdürülebilirlik
Ekonomik piyasalardaki dalgalanmalar, bazen şirketlerin faaliyetlerinden bağımsız olarak teknik zorluklar yaşamasına neden olabiliyor. Özellikle şeker fiyatlarında rekor artış gibi arz kaynaklı krizler, işletmelerin maliyetlerini doğrudan etkileyebiliyor. Bakanlığın bu hamlesi, reel sektörün yaşadığı bu tür mali baskıları hafifletmeyi hedefliyor.
İş Dünyası İçin Stratejik Bir Hamle
Sadece finansal düzenlemeler değil, aynı zamanda teknolojik dönüşüm de şirketlerin gündeminde. İş dünyası verimliliğini artırmak adına yenilikleri takip ederken, yapay zeka teknolojileri gibi sektörel gelişmeleri de yakından izliyor. Ticaret Bakanlığı’nın sağladığı bu süre uzatımı, şirketlere hem operasyonel verimliliklerini artırmak hem de bilançolarını düzeltmek için değerli bir zaman dilimi sunuyor.
Uzmanlar, bu düzenlemenin özellikle ihracat odaklı çalışan ve döviz yükümlülüğü bulunan firmalar için ciddi bir rahatlama yaratacağı görüşünde. Şirketlerin, bu ek süreyi sadece borç yönetimi için değil, uzun vadeli finansal planlamalarını gerçekleştirmek için de kullanmaları öneriliyor.



