⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 444
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 07:32
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Almanya’nın Uetersen kentinde belediye başkanlığına aday olan Baris Karabacak, aracına ırkçı içerikli bir saldırı yapıldığını iddia etti.
- Itzehoe Savcılığı, saldırı iddialarının gerçeği yansıtmadığına dair somut bulgular elde etmesi üzerine “suç uydurma” şüphesiyle soruşturma açtı.
- Savcılık talimatıyla Karabacak’ın evinde arama yapıldı ve dijital materyallere el konuldu; siyasi partiler ise olayın sonucuna göre sert tepki vereceklerini açıkladı.
Almanya’nın Schleswig-Holstein eyaletinde yer alan Uetersen kentinde siyasi gündemi sarsan bir gelişme yaşandı. Belediye başkanlığına aday olan CDU (Hristiyan Demokrat Birlik) üyesi Baris Karabacak, aracına yönelik bir ırkçı saldırıya uğradığını öne sürdü. Ancak savcılığın yürüttüğü ilk incelemeler, bu iddiaların asılsız olabileceğine dair ciddi emareler sundu.
Irkçı Saldırı İddiası ve Kamuoyundaki Yankıları
23 Eylül 2026 tarihinde polise başvuruda bulunan Karabacak, gece saatlerinde aracının camlarının kırıldığını ve aracın içine ırkçı ifadeler içeren bir broşür bırakıldığını beyan etti. Söz konusu broşürde, “Türkler olmasın, hepsi dışarı!” anlamına gelen “Keine Türken – Alle raus” ifadesinin yer aldığı belirtildi. Ailesi Türkiye kökenli olan ve Almanya’da doğup büyüyen Karabacak’ın bu açıklaması, yerel basında ve siyasi çevrelerde büyük bir yankı uyandırdı.
Olayın duyulmasının ardından Uetersen Belediye Başkanı Dirk Woschei, durumu “şehrin demokratik kültürüne yönelik bir saldırı” olarak tanımlayarak Karabacak’a destek verdi. Ancak güvenlik ve hukuki süreçler, olayın seyrini hızla değiştirdi.
Savcılıktan “Suç Uydurma” Şüphesiyle Hamle
Itzehoe Savcılığı Sözcüsü Peter Müller-Rakow, yapılan incelemeler sonucunda saldırının anlatıldığı şekilde gerçekleşmemiş olabileceğine dair bulgulara ulaşıldığını duyurdu. Bu gelişme üzerine savcılık, Karabacak hakkında suç uydurma şüphesiyle resmi bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında Karabacak’ın ikametgahında arama yapıldı ve inceleme altına alınmak üzere elektronik bir cihaza el konuldu.
Hukuki süreçlerin titizlikle yürütüldüğü bu dönemde, tarihsiz istifa dilekçesi geçersiz sayıldı: emsal karar verildi haberindeki gibi hukuki usullerin ve delillerin doğruluğu, davanın seyrini belirleyecek en kritik unsur olarak öne çıkıyor. Karabacak’ın avukatı Mutlu Günal ise müvekkilinin tüm suçlamaları reddettiğini ve soruşturmanın ardından dosyanın kapatılmasını beklediklerini ifade etti.
Siyasi Partiler ve Toplumsal Etki
Soruşturma devam ederken siyasi partiler de pozisyonlarını netleştirmeye başladı. CDU Schleswig-Holstein Genel Sekreteri Lukas Kilian, iddiaların asılsız çıkması durumunda bunun gerçek ırkçılık mağdurlarına yönelik bir hakaret olduğunu belirtti. Kilian, olayın doğrulanması halinde Karabacak’ın partiden ihraç edilebileceğinin sinyalini verdi.
Almanya’da siyasi figürlerin güvenliği ve yabancı düşmanlığı tartışmaları, kabine toplantısı gündemi: ekonomi ve güvenlik başlıkları gibi geniş çaplı devlet politikalarının konuşulduğu bir atmosferde, toplumsal kutuplaşmayı tetikleme riski taşıyor. Diğer yandan, savunma sanayiinde yabancı elektrikli araçlara güvenlik kısıtlaması gibi farklı güvenlik odaklı tartışmaların yaşandığı bir dönemde, yerel düzeydeki bu tür asayiş ve siyaset olayları kamuoyunun odağında kalmaya devam ediyor.
Savcılığın el koyduğu cihaz üzerindeki incelemelerin tamamlanmasıyla birlikte, Karabacak’ın iddialarının gerçek olup olmadığı kesinlik kazanacak.



