Sağlık

Hatay’da Sağlık Çalışanları Konteynerlerde Hizmet Veriyor

Hatay'da deprem sonrası konteynerlerde görev yapan sağlık çalışanları, altyapı eksikliği ve tahliye baskısı nedeniyle zorlu şartlarda hizmet sunuyor.

OKUMA AYARLARI
Hatay'da Sağlık Çalışanları Konteynerlerde Hizmet Veriyor
Hatay'da Sağlık Çalışanları Konteynerlerde Hizmet Veriyor
📍 Konum: Hatay, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 437
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 05:26

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Hatay’ın Defne ilçesinde sağlık hizmetleri, deprem sonrası inşa edilen konteynerlerde yetersiz altyapıyla sürdürülmeye çalışılıyor.
  • Sağlık çalışanları; aşırı sıcak ve soğuk, tuvalet eksikliği ve tahliye baskısı gibi ciddi fiziksel ve psikolojik sorunlarla mücadele ediyor.
  • Birlik ve Dayanışma Sendikası, Sağlık Bakanlığı’ndan depreme dayanıklı ve kalıcı aile sağlığı merkezleri inşa edilmesini talep ediyor.

Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen uzun süreye rağmen, bölgedeki en büyük yıkımı yaşayan Hatay’da sağlık hizmetleri hala ciddi altyapı sorunlarıyla karşı karşıya. Deprem bölgesinde sağlık hizmeti sunmaya çalışan emekçiler, konteynerlerdeki yetersiz koşullar altında görevlerini sürdürmeye çalışıyor. Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, Hatay’ın Defne ilçesinde sağlık çalışanlarının yaşadığı zorlukları yerinde inceleyerek kamuoyuna duyurdu.

Konteynerlerde Sağlık Hizmeti: Altyapı ve Ulaşım Sorunları

Defne ilçesine bağlı Turunçlu ve Harbiye bölgelerindeki aile sağlığı merkezlerinin (ASM) mevcut durumu, sağlık hizmetlerinin sürdürülebilirliğini tehdit ediyor. Dr. Ahmet Mehlepçi, 5 birimli bir merkezin yaklaşık 15-20 bin kişiye hizmet vermeye çalıştığını ancak bu hizmetin konteynerlerde verildiğini belirtti. Özellikle temel ihtiyaçların karşılanmasındaki zorluklara dikkat çeken Mehlepçi, “Tuvaleti bile olmayan bu merkezlerde çalışan sağlık emekçileri çok zor durumda. Hamile bir hemşire arkadaşımızın, en temel ihtiyacı için araç trafiğinin yoğun olduğu yollardan geçerek 200 metre yürümek zorunda kalması kabul edilemez,” ifadelerini kullandı.

Hizmet sunulan alanlarda ne hastalar için yeterli bir bekleme alanı ne de düzgün bir ulaşım yolu bulunuyor. Mevsimsel koşulların da etkisiyle, yazın aşırı sıcaklarda, kışın ise dondurucu soğuklarda konteynerlerde çalışmak zorunda kalan personelin motivasyonu oldukça düşük seyrediyor. Mevcut durumdaki kaynak yönetimi ve şeffaflık tartışmaları, denetim süreçlerine yönelik soru işaretleri ile benzer bir kamuoyu hassasiyeti oluşturuyor.

Tahliye Baskısı ve İstihdam Kaygısı

Sağlık çalışanlarının yaşadığı sorunlar sadece fiziksel koşullarla sınırlı değil. Mehlepçi, depremzede olan sağlık personeline yönelik uygulanan “tahliye baskısını” da eleştirdi. Çalışanlara, mevcut yerleri boşaltmaları yönünde baskı yapıldığı ve aksi takdirde sözleşmelerinin feshedileceği yönünde uyarılar verildiği iddia ediliyor. Bu durum, bölgedeki sağlık hizmetlerinin aksama riskini artırıyor. Toplumsal refahın korunması adına sağlık hizmetlerindeki bu aksaklıkların giderilmesi, eğitim ekonomisi ve davranışsal yaklaşımların önemi kadar kritik bir sosyal mesele haline gelmiş durumda.

Bakanlığa “1000 ASM” Çağrısı

Sağlık Bakanlığı’nın bütçe politikalarını da eleştiren Dr. Ahmet Mehlepçi, şehir hastaneleri projelerine ayrılan kaynakların Hatay’daki aile sağlığı merkezleri için bulunamadığını savundu. Bakanlığın daha önce verdiği 1000 adet aile sağlığı merkezi sözünün akıbetini soran Mehlepçi, şu çağrıda bulundu:

“Depremin üzerinden neredeyse 4 yıl geçti. İktidardan beklentimiz, öncelik deprem bölgesinde olmak üzere, insanca çalışılabilecek, depreme dayanıklı ve kamu tarafından yapılmış müstakil sağlık merkezlerinin inşa edilmesidir. Sağlık çalışanlarını cezalandırmak yerine, onlara destek olmalı ve kalıcı çözümler üretmelisiniz.”

Hatay’daki sağlık çalışanları, sadece hastalarına şifa dağıtmak değil, aynı zamanda kendi çalışma haklarını ve insani yaşam koşullarını da korumak için mücadele etmeye devam ediyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir