⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 406
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 05:29
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Biyokimya Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, meme kanseriyle mücadelede erken teşhisin ve düzenli taramaların hayati önemini vurguladı.
- Genetik faktörlerin yanı sıra plastik kullanımı ve çevresel ksenobiyotiklerin meme kanseri riskini artırabileceği belirtildi.
- Uzmanlar, tarama sürecine 20’li yaşlardan itibaren ultrason ile başlanmasını ve 50’li yaşlarda MR desteği alınmasını öneriyor.
Meme kanseri, dünya genelinde kadın sağlığını tehdit eden en kritik hastalıklardan biri olmayı sürdürüyor. Biyokimya Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu, sağlıklı uzun yaşam (longevity) perspektifiyle meme kanserinden korunmanın yollarını ve erken teşhisin tedavi süreçlerindeki belirleyici rolünü paylaştı. Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında yapılan açıklamalarda, modern yaşamın getirdiği çevresel risklere karşı dikkatli olunması gerektiği vurgulandı.
Erken Teşhis İçin Tarama Yaşı Revize Edilmeli
Geleneksel olarak 40 yaş civarında başlatılan mamografi rutinlerinin artık tek başına yeterli olmadığını belirten Dr. Çoruhlu, tarama yaşının daha erkene çekilmesi gerektiğini ifade etti. 20’li yaşlardan itibaren meme haritasını öğrenmek adına ultrason ile takibe başlanmasının önemine değinen uzman, her görüntüleme yönteminin farklı bir amaca hizmet ettiğini belirtti.
Mamografinin kalsifikasyonları, ultrasonun doku yapısını, MR’ın ise daha derin detayları gördüğünü söyleyen Çoruhlu, resmi bütün olarak tamamlamanın hayati olduğunu vurguladı. Özellikle 50-55 yaşından sonra mamografi ve ultrasonun yanına MR yönteminin de eklenmesi gerektiğini belirten uzman, erken evrede yakalanan vakalarda kemoterapi ve radyoterapi gibi ağır süreçlerin önüne geçilebildiğini hatırlattı. Bireysel sağlık bilincini artırmak için eğitim ekonomisi ve davranışsal yaklaşımların önemi kadar, sağlık rutinlerine sadık kalmanın da kritik olduğu görülüyor.
Genetik Faktörler ve Mesleki Riskler
Meme kanseri risk hesaplamasında aile öyküsü ve genetik testlerin ilk sırada yer aldığını belirten Çoruhlu, özellikle BRCA1 ve BRCA2 genlerindeki mutasyonların en yüksek riski oluşturduğunu ifade etti. Annesinde bu mutasyon bulunan kadınların mutlaka genetik takip altında olması gerektiğini söyleyen uzman, risk gruplarını sadece genetikle sınırlı tutmadı.
Vardiyalı çalışan kadınlar ve kuaförlük gibi yüksek elektromanyetik alana maruz kalınan meslek gruplarının istatistiksel olarak daha yüksek risk altında olabileceğine dikkat çekildi. Sağlıklı bir yaşam tarzı benimsemeye çalışan kadınlar arasında Türkiye’de fitness aramaları yükselişe geçti gözlemlense de, yaşam tarzı değişikliklerinin tek başına yeterli olmayabileceği, koruyucu tıbbın da devreye girmesi gerektiği belirtildi.
Çevresel Faktörler: Plastik ve Ksenobiyotikler
Son yıllarda artan meme kanseri vakalarının arkasında çevresel maruziyetin büyük payı olduğu düşünülüyor. Dr. Çoruhlu, ksenobiyotik olarak adlandırılan hormon benzeri maddelerin riski ciddi oranda artırdığını açıkladı. Hayvansal gıdalardaki hormonlar, tarımda kullanılan ilaçlar ve özellikle plastik şişelerden su içilmesi, vücutta hormon dengesini bozarak kanser riskini tetikleyebiliyor.
Sağlık sistemindeki tüm süreçlerin ve 📍 Faydalı bağlantılar: İstanbul hava durumu · İstanbul ezan vakitleri · İstanbul nöbetçi eczaneler



