⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 373
🕐 Son Güncelleme: 12.10.2026 02:51
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Mekke İttifakı Komitesi’nin Riyad’da aldığı askeri destek kararı, Türkiye’de siyasi partilerin tepkisine neden oldu.
- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, anlaşmanın savunma amaçlı olduğunu ve Türkiye’nin saldırgan bir tutum sergilemeyeceğini belirtti.
- Siyasi parti temsilcileri, anlaşmanın ABD emperyalizminin bir parçası olduğunu ve Türkiye’yi savaşın içine çekebileceğini savunuyor.
Riyad’da toplanan Mekke İttifakı Komitesi’nin, Yemen’deki Husi yönetimine karşı Suudi Arabistan’ın askeri kapasitesini artırmaya yönelik aldığı karar, Türkiye’nin iç siyasetinde geniş çaplı tartışmaları beraberinde getirdi. “Mekke Anlaşması” olarak adlandırılan ve kısa süre içinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) sunulması beklenen bu stratejik hamle, siyasi partilerin odağına yerleşti.
Bakan Fidan: “Türkiye Başka Bir Ülkeye Saldırı İçin Asker Göndermeyecek”
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 8 Ekim tarihinde yaptığı açıklamada, anlaşmanın mahiyetine ilişkin kritik detaylar paylaştı. Fidan, Mekke Anlaşması’na taraf olan ülkelerin, bir saldırı durumunda savunma amacıyla yan yana duracağını vurgulayarak, “Türkiye başka bir ülke toprağına asker gönderip orada bir saldırı yapmayacak” ifadelerini kullandı. Anlaşmanın içeriğine dair nihai arzın Cumhurbaşkanlığı makamına yapıldığını belirten Fidan, sürecin Meclis onayına sunulacağını teyit etti.
Bölgesel dengelerin hassas bir süreçten geçtiği bu dönemde, Suudi Arabistan ve İran bakanları bölgesel gerilimleri görüştü haberleri de dikkat çekerken, Türkiye’nin bu denklemdeki konumu daha da kritik bir hale geliyor.
Siyasi Partilerden “Emperyalizm” ve “Savaş Rantı” Eleştirisi
İktidarın savunmasına karşın, siyasi parti temsilcileri anlaşmanın içeriğinin belirsizliğine ve bölgesel risklere dikkat çekiyor. Emek Partisi (EMEP) Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili İskender Bayhan, Mekke İttifakı’nın ABD’nin bölgedeki yeniden paylaşım planlarının bir parçası olduğunu iddia etti. Bayhan, bu adımın Türkiye’yi bir “emperyalizm bastonu” konumuna getirebileceği uyarısında bulundu.
Bayhan, anlaşmanın bir diğer boyutunun ise savaş üzerinden rant elde etmek olduğunu savunarak şu değerlendirmelerde bulundu:
“Cumhur İttifakı yöneticileri bunu ‘Abraham Anlaşmalarına alternatif’ olarak pazarlamaya çalışıyorlar. Ancak bu, ABD’nin bu anlaşmadaki öbür ayağı pozisyonunda bir iş birlikçi mihraktır. İşçiler ve emekçiler bu sahtekarlığa kanmamalıdır.”
Siyasi çevrelerdeki tartışmalar, Türkiye’nin Orta Doğu’daki jeopolitik konumunun nasıl şekilleneceği sorusunu gündemde tutuyor. Özellikle İsrail IMEC koridoru dışında kalma endişesi yaşıyor gibi bölgesel stratejik hamlelerin yoğunlaştığı bir dönemde, Mekke Anlaşması’nın Türkiye’nin dış politika rotasını nasıl etkileyeceği merak konusu.
Anlaşmanın Meclis’e gelmesiyle birlikte, TBMM’deki görüşmelerin Türkiye’nin bölgesel güvenlik mimarisini ve askeri ittifaklarını nasıl dönüştüreceği netleşecek.



