⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 412
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 12:24
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, Şişli Belediyesi’ndeki kayyım yönetiminin kadın emekçilere yönelik sistematik mobbing ve hak ihlallerini soru önergesiyle Meclis gündemine taşıdı.
- İddialara göre, 7’si kadın olmak üzere 8 belediye çalışanı “personel fazlalığı” gerekçesiyle işten çıkarılırken, birçok kadın çalışan ise görev yerleri değiştirilerek kötü çalışma koşullarına zorlandı.
- Konukçu, çalışma barışını bozan ve anayasal hakları ihlal eden bu uygulamalara son verilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nı göreve çağırdı.
İstanbul’un Şişli ilçesinde belediye yönetimine atanan kayyım sonrası yaşanan gelişmeler, çalışma hayatındaki hak ihlalleri iddialarıyla yeniden gündeme geldi. DEM Parti İstanbul Milletvekili Kezban Konukçu, belediye bünyesinde görev yapan kadın emekçilere yönelik uygulanan mobbing ve baskı süreçlerini, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın yanıtlaması talebiyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) taşıdı.
Emekçiler Üzerindeki Baskı ve İşten Çıkarmalar
Konukçu, sunduğu soru önergesinde, yerel yönetimlerdeki kayyım uygulamalarının yalnızca idari bir tasarruf olmadığını, aynı zamanda sendikal hakları ve çalışma barışını hedef alan bir sürece dönüştüğünü vurguladı. Özellikle ekonomik kriz döneminde iş güvencesinin önemine dikkat çeken Konukçu, “Halkın iradesini gasp eden kayyım rejimi, atandığı her alanda toplumsal cinsiyet eşitliğini ve emek haklarını hedef almaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Şişli Belediyesi özelinde yaşanan son gelişmelere değinen Konukçu, 7’si kadın olmak üzere toplam 8 belediye emekçisinin “personel fazlalığı” ve “boş pozisyon bulunmaması” gibi gerekçelerle işten çıkarıldığını belirtti. Bu durum, Yargıtay’ın işçi lehine kararları ışığında değerlendirildiğinde, Anayasal güvence altındaki çalışma haklarının ihlali olarak nitelendiriliyor.
Cinsiyetçi Yıldırma Politikaları İddiası
Haberin detaylarına göre, işten çıkarmaların yanı sıra belediye bünyesinde kalan kadın çalışanlara yönelik de sistematik bir yıldırma politikası izlendiği öne sürülüyor. Daha önce büro ve idari kadrolarda görev yapan kadın çalışanların, rızaları dışında sokak temizliği veya broşür dağıtımı gibi alanlara kaydırıldığı ifade ediliyor.
Konukçu, bu durumu “cinsiyetçi bir yıldırma politikası” olarak tanımlayarak, çalışanların uygun hijyen koşullarından yoksun, soyunma odası ve dinlenme alanı bulunmayan ortamlarda çalışmaya zorlandığını kaydetti. Bu uygulamaların belediye operasyonları ve siyasi tartışmalar ile paralel bir şekilde yürütülmesi, kamuoyunda ciddi tepkilere neden oluyor.
Hukuki Süreç ve Çağrı
Anayasa’nın 18. maddesinde yer alan “Angarya Yasağı” ve 50. maddesinde düzenlenen “Kadın Emekçilerin Korunması” ilkelerine aykırı hareket edildiğini savunan Konukçu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın bu iddiaları ivedilikle incelemesi gerektiğini belirtti. Ayrıca, dijital dünyada şeffaflık ve hesap verilebilirlik ilkelerinin kamu yönetiminde de geçerli olması gerektiğini vurgulayan milletvekili, haksız fesihlerin durdurulması ve mağduriyetlerin giderilmesi çağrısında bulundu.
Şişli Belediyesi’ndeki bu süreç, yerel yönetimlerde çalışanların özlük haklarının korunması noktasında kritik bir sınav olarak görülüyor. Bakanlıktan gelecek yanıtın, bölgedeki çalışma barışının yeniden tesisi için önemli bir adım olması bekleniyor.



