⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 387
🕐 Son Güncelleme: 13.10.2026 12:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yargıtay, görev yeri sürekli değiştirilen ve çalışma şartları ağırlaştırılan bir banka çalışanının, istifa etmesine rağmen kıdem tazminatı alabileceğine karar verdi.
- Mahkeme, işverenin “yönetim hakkını” kötüye kullandığına ve çalışanın görevlendirme gerekçelerinin objektif temellere dayanmadığına hükmetti.
- Bu emsal karar, çalışma şartlarında esaslı değişiklik yapılan ve haksız uygulamalara maruz kalan milyonlarca çalışan için hukuki bir güvence oluşturuyor.
Türkiye’de iş hukuku alanında emsal niteliği taşıyan bir gelişme yaşandı. Yargıtay, görev yeri sık sık değiştirilen ve statü kaybı yaşayan bir banka çalışanının, iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatı almaya hak kazandığına hükmetti. Karar, çalışma hayatında işverenin yönetim hakkının sınırlarını net bir şekilde çizmesi bakımından büyük önem taşıyor.
İstifaya Giden Süreç: Haksız Görevlendirmeler
Özel bir bankada 16 yıl boyunca bireysel bankacılık yönetici yardımcısı olarak görev yapan çalışan, banka yönetimi tarafından önce daha düşük bir kadroya çekildi. Ardından, günübirlik veya haftalık periyotlarla farklı şubelerde çalışmaya zorlanan çalışan, bu durumun çalışma şartlarını ağırlaştırdığını belirterek istifa etti. İşverenin tazminat ödemeyi reddetmesi üzerine konu yargıya taşındı.
İş mahkemesi, 16 yıllık emeği bulunan çalışanın haklı gerekçeleri olduğunu kabul ederek davanın kabulüne karar verdi. Ancak banka avukatları, çalışanın kendi isteğiyle istifa ettiğini ve görevlendirmelerin yönetim hakkı kapsamında olduğunu savunarak kararı istinafa taşıdı.
Yargıtay’dan Yönetim Hakkı Vurgusu
Bölge Adliye Mahkemesi ve sonrasında Yargıtay süreci, işverenin yönetim hakkının sınırsız olmadığını bir kez daha ortaya koydu. Kararda, iş sözleşmesinde değişiklik yapma hakkının “objektif” olması gerektiği vurgulandı. İşverenin, çalışanı 52 kilometre uzaklıktaki şubelere sürekli göndererek ve statüsünü düşürerek aslında işçiyi istifaya zorladığı, bunun da yönetim hakkının kötüye kullanılması olduğu tespit edildi.
Hukuk dünyasında bu tür kararlar, Karayolları Genel Müdürlüğü projelerinde ödeme süreci yavaşladı haberindeki gibi kurumsal süreçlerde yaşanan aksaklıkların bireysel haklara etkisini de tartışmaya açıyor. İşçi hakları konusunda yaşanan bu gelişmeler, iş dünyasındaki dengeyi korumayı hedefliyor.
Çalışanlar İçin Hukuki Güvence
Yargıtay’ın bu kararı, benzer mağduriyetler yaşayan milyonlarca çalışan için bir emsal teşkil ediyor. Özellikle Akhisar’daki Trafik Kazasında Sürücüye Verilen Hapis Cezası Onandı haberinde olduğu gibi, yargı kararlarının toplumsal yaşamın her alanında caydırıcı ve düzenleyici bir rol oynadığı görülüyor. İşverenlerin, işçinin çalışma koşullarını keyfi olarak değiştirmesi, artık “haklı fesih” gerekçesi olarak tazminat ödemesini zorunlu kılıyor.
Uzmanlar, işçilerin çalışma şartlarında esaslı bir değişiklik yapıldığında mutlaka yazılı bildirimde bulunmaları ve hukuki destek alarak süreci yönetmeleri gerektiğini hatırlatıyor. Bu karar, işverenin yönetim hakkını, işçinin çalışma huzurunu bozmadan ve objektif kriterlere bağlı kalarak kullanması gerektiğini bir kez daha tescillemiş oldu.



