Ekonomi

Hazırgiyim Sektöründe Maliyet Krizi: Sanayiciden Stratejik Destek Çağrısı

Hazırgiyim sanayisi maliyet artışları ve üretim kaybıyla boğuşuyor. Sektör temsilcileri, kalıcı toparlanma için kamudan 20 yıllık stratejik plan talep ediyor.

OKUMA AYARLARI
Hazırgiyim Sektöründe Maliyet Krizi: Sanayiciden Stratejik Destek Çağrısı
Hazırgiyim Sektöründe Maliyet Krizi: Sanayiciden Stratejik Destek Çağrısı
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 381
🕐 Son Güncelleme: 14.10.2026 04:16

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • TGSD tarafından düzenlenen 19. İstanbul Hazırgiyim Konferansı’nda, sektörün içinde bulunduğu ekonomik darboğaz ve üretim kaybı ele alındı.
  • 2022 yılından bu yana hazırgiyim ihracatında %21, istihdamda ise %30 oranında ciddi bir gerileme yaşandığı verilerle ortaya kondu.
  • Sektör paydaşları, kısa vadeli çözümler yerine kamunun 20 yıllık öngörülebilir stratejiler ve performans odaklı destek sistemleri geliştirmesini bekliyor.

Türkiye hazırgiyim sanayisi, artan maliyet baskıları, üretimdeki düşüş ve istihdam kaybı nedeniyle kritik bir eşiğe gelmiş durumda. Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) tarafından “Yeniden Tanımlanan Değer: Made in Türkiye” temasıyla düzenlenen 19. İstanbul Hazırgiyim Konferansı, sektörün mevcut durumunu ve çıkış yollarını masaya yatırdı. Konferans kapsamında yapılan değerlendirmelerde, sektörün sadece maliyet artışlarıyla değil, aynı zamanda küresel rekabet yapısının değişmesiyle de mücadele ettiği vurgulandı.

Üretim ve İstihdam Verilerinde Ciddi Gerileme

Sektörün içinde bulunduğu durumu rakamlarla açıklayan McKinsey Hazırgiyim ve Lüks Moda Sektörü Küresel Lideri Gemma D’Auria, 2022 yılından bu yana Türkiye’nin hazırgiyim ihracatının %21, fabrika üretiminin ise %18 oranında gerilediğini belirtti. Daha da kritik olan veri ise istihdam alanında yaşandı; sektördeki istihdam kaybı %30 seviyesine ulaşmış durumda. Bu veriler, sanayicilerin kapasite satışından ziyade, üretim yetkinliği ve yüksek katma değerli ürünlere odaklanması gerektiğini gösteriyor.

TGSD Müşterek Başkanı Toygar Narbay, sektördeki gerilemenin durmasının tek başına bir toparlanma anlamına gelmediğini ifade etti. Narbay, birim fiyatların 2022’den bu yana %13 arttığını ancak bu artışın katma değer yaratmadığını, aksine maliyetlerin telafi edilemediğini dile getirdi. Sanayicilerin, ekonomik haklar ve teşvikler konusunda daha etkin adımlar beklediği süreçte, TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu fon düzenlemeleri gibi kritik süreçlerin sektörün geleceği üzerinde belirleyici olacağı öngörülüyor.

20 Yıllık Stratejik Plan ve Dönüşüm İhtiyacı

Sektörün geleceği için kısa vadeli teşviklerin ötesine geçilmesi gerektiği konusunda uzmanlar hemfikir. TÜSİAD Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, dünyadaki imalat sanayisinin yapısının kökten değiştiğini belirterek, Türkiye’nin Avrupa’ya yakınlık avantajının önümüzdeki 15 yıl içinde yetersiz kalabileceği uyarısında bulundu. Altınsaç, kamu yönetiminin beş yıllık planlar yerine 20 yıllık stratejiler geliştirmesi gerektiğini vurguladı. Bu süreçte sanayicilerin sadece geleneksel yöntemlerle değil, yapay zeka dünyasındaki gelişmeler ve dijital dönüşümle uyumlu yeni sistemlerle rekabet etmesi gerekiyor.

Konferansta öne çıkan diğer bir nokta ise “Türkiye Markası”nın güçlendirilmesi oldu. TGSD Müşterek Başkanı Ümit Özüren, farklı sektörlerin katılımıyla ortak bir strateji geliştirilmesinin önemine değindi. Sanayiciler, teşviklerin tek elden, ölçülebilir ve performansa dayalı bir sisteme bağlanması çağrısında bulunurken; nitelikli üretim ve işgücü planlamasının sürdürülebilir büyüme için şart olduğu belirtildi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir