⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 538
🕐 Son Güncelleme: 15.10.2026 16:48
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Norveç’in 2 trilyon avroluk küresel egemen varlık fonunun etik kurallarında nükleer silah üreticilerine yatırım yapılmasını öngören bir değişiklik teklif edildi.
- Eski merkez bankası başkanı Svein Gjedrem liderliğindeki komisyon, NPT üyesi NATO müttefiki ülkelerdeki savunma sanayi devlerinin fona dahil edilmesini önerdi.
- Airbus, Boeing ve Lockheed Martin gibi şirketlerin yeniden portföye girmesini sağlayacak teklif, 15 Ocak’a kadar kamuoyu istişare sürecine sunuldu.
Dünyanın en büyük egemen varlık fonlarından biri olan Norveç varlık fonu, küresel güvenlik dinamikleri ve jeopolitik riskler doğrultusunda stratejik bir yol ayrımına geldi. Hükümet tarafından görevlendirilen özel bir komisyon, ülkenin 2 trilyon avroluk devasa fonunun etik kurallarının gözden geçirilmesi kapsamında dikkat çekici bir tavsiye raporu yayımladı. Mevcut durumda nükleer silah üretimine katkıları nedeniyle portföyden tamamen men edilen büyük Batılı savunma şirketlerinin, belirli şartlar altında yeniden fona dahil edilmesinin önü açılabilir.
Eski merkez bankası başkanı Svein Gjedrem başkanlığındaki komisyon tarafından hazırlanan 434 sayfalık kapsamlı rapor, perşembe günü Maliye Bakanı Jens Stoltenberg’e sunuldu. Önerilen yeni istisna modeli, Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması (NPT) kapsamında resmen nükleer silaha sahip devlet statüsünde bulunan ve aynı zamanda Norveç’in NATO müttefiki olan ülkelerdeki nükleer silah üreticilerini kapsıyor. Bu hamle, küresel ekonomide ve savunma sanayiinde yakından takip edilen NATO ve Karadeniz Ülkelerinden Güvenlik Zirvesi gibi uluslararası güvenlik toplantılarında ele alınan risk değerlendirmeleriyle de paralellik gösteriyor.
Hangi Şirketler Yeniden Portföye Dahil Edilecek?
Mevcut etik ilkeler çerçevesinde fon; nükleer silahları veya bu silahların kritik parçalarını geliştiren ya da üreten aralarında Airbus, BAE Systems, Boeing, Lockheed Martin ve Safran gibi küresel ölçekteki 14 sektörel devi portföyünün dışında tutuyordu. Komisyonun sunduğu yeni tavsiye paketi hayata geçirilirse, bu devasa şirketlerin hisseleri yeniden fon yönetimi tarafından satın alınabilecek. Konuyla ilgili açıklama yapan Komisyon Başkanı Svein Gjedrem, “Bu karar, çok sayıda Britanyalı, Fransız ve Amerikalı silah üreticisinin yeniden fona dahil edileceği anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
Öte yandan komisyon, biyolojik ve kimyasal silahlar, kara mayınları, misket bombalarının üretimi ile kömür, tütün ve esrar gibi maddeleri kapsayan diğer etik dışlama kriterlerinin ise kesinlikle korunacağını vurguladı. Uluslararası piyasalardaki bu tür yapısal değişimler ve ekonomik dalgalanmalar, tıpkı ABD’de Perakende Satışlar Akaryakıt Harcamalarıyla Yükseldi haberlerinde görüldüğü üzere küresel finansal dengeleri yakından etkiliyor.
Stoltenberg’den “Güvenlik Paradoksu” Vurgusu
Raporu teslim alan eski NATO genel sekreteri ve mevcut Maliye Bakanı Jens Stoltenberg, Rusya’nın nükleer silah kullanma tehditlerini artırdığı ve Çin’in nükleer cephaneliğini büyüttüğü bir dönemden geçildiğini hatırlattı. Stoltenberg, Norveç fonunun ülkenin güvenliği açısından hayati önem taşıyan kritik şirketlere yatırım yapamamasının bir “paradoks” oluşturduğunu belirtti. Benzer şekilde, bölgesel enerji hatları ve stratejik altyapı projelerindeki gelişmeler de Doğu Akdeniz’deki Elektrik Hattı Projesinde Yeni İzin Süreci gibi süreçlerle devletlerin güvenlik ve ekonomi dengesini yeniden kurmasını zorunlu kılıyor.
Raporda ayrıca, fonu yöneten Norveç Merkez Bankası’na tavsiyelerde bulunan bağımsız Etik Konsey’in yapısında da bazı değişiklikler öngörüldü. Konsey, şirketlerin etik standartları ihlal etme riskini değerlendirmeye devam edecek ancak portföyden çıkarılmalarını doğrudan önerme yetkisinden mahrum bırakılacak.
Gelecek Süreç ve Kamuoyu Tartışmaları
Hazırlanan rapor, hükümetin gelecek ilkbaharda nihai değerlendirmesini parlamentoya sunmasından önce 15 Ocak tarihine kadar sürecek geniş kapsamlı bir kamuoyu istişare sürecine tabi tutulacak. Özellikle sol kanattaki siyasi partiler ve çevreci sivil toplum kuruluşları rapordaki nükleer gevşeme maddelerine sert tepki gösterirken, bazı Yeşiller Partisi yetkilileri önerileri “tamamen akıl dışı” olarak nitelendirdi. Parlamentodaki oylamanın nasıl sonuçlanacağı ise şimdiden merakla bekleniyor.



