⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 421
🕐 Son Güncelleme: 16.10.2026 15:16
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, Erivan’da düzenlenen etkinlikte hükümetlere fosil yakıt teşviklerini durdurma çağrısında bulundu.
- Küresel çapta doğayı tahrip eden faaliyetlere, doğayı koruma bütçesinden 30 kat daha fazla kaynak aktarıldığı açıklandı.
- 19 Ekim’de başlayacak olan BM biyolojik çeşitlilik müzakerelerinde finansman eksikliği ve sübvansiyonların azaltılması ana gündem maddesi olacak.
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Ermenistan’ın başkenti Erivan’da gerçekleştirdiği konuşmada, küresel iklim krizine karşı hükümetlerin izlediği ekonomi politikalarını sert bir dille eleştirdi. Gelecek hafta düzenlenecek olan BM biyolojik çeşitlilik zirvesi öncesinde liderlere seslenen Guterres, fosil yakıt kullanımına yönelik devlet desteklerinin “gezegenin intiharı” anlamına geldiğini vurguladı.
“Doğaya Karşı Savaş Sürüyor”
Guterres, hükümetlerin hala kaynaklarını yanlış alanlara yönlendirdiğini belirterek, fosil yakıt üretimine verilen teşviklerin biyolojik çeşitliliği felakete sürüklediğini ifade etti. BM verilerine göre, dünyada doğayı korumak veya eski haline getirmek için harcanan her 1 dolara karşılık, doğayı tahrip eden faaliyetlere yaklaşık 30 dolar harcanıyor. Bu durum, sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşılmasının önündeki en büyük engellerden biri olarak görülüyor.
Dünya genelinde çevre dostu uygulamalara geçiş süreci yavaş ilerlerken, enerji verimliliği ve kaynak yönetimi stratejileri de önem kazanıyor. Benzer şekilde, evlerde kullanılan cihazların çevresel etkilerini azaltmak adına yapılan Elektrikli Ev Aletlerinde Enerji ve Onarılabilirlik Düzenlemesi gibi adımlar, bireysel tüketim alışkanlıklarının değişmesi açısından kritik rol oynuyor.
Finansal Kaynaklar ve COP Hedefleri
Ülkeler, 2022 yılında madencilik ve fosil yakıt çıkarımı gibi doğaya zarar veren faaliyetlere yönelik kamu harcamalarını azaltma sözü vermişti. Ancak aradan geçen sürede kaydedilen ilerleme oldukça sınırlı kaldı. BM, doğayı ve iklimi olumsuz etkileyen kamu sübvansiyonları için yıllık tahmini 2,6 trilyon dolar harcandığını raporluyor. Bu devasa bütçenin, iklim değişikliğinin etkilerini azaltacak projelere kaydırılması gerektiği uzmanlar tarafından sıkça dile getiriliyor.
Öte yandan, küresel iklim politikaları sadece fosil yakıtlarla sınırlı değil. Tuvalu’dan Antalya’ya Pasifik Pre-COP Zirvesi ve COP31 Beklentileri kapsamında yapılan görüşmeler, iklim krizinden en çok etkilenen bölgelerin sesini duyurmaya çalışıyor. Guterres, doğanın sadece iyi niyetlerle korunamayacağını, somut finansal kararların alınması gerektiğini belirtti.
2030 Hedeflerine Ulaşmak Mümkün mü?
Yaklaşık 200 ülke tarafından imzalanan “Doğa için Paris Anlaşması”, 2030 yılına kadar doğa kaybını durdurmayı hedefliyor. Bu hedefler arasında kirliliğin azaltılması, tehdit altındaki türlerin korunması ve dünyanın kara ve okyanuslarının yüzde 30’unun muhafaza edilmesi yer alıyor. Guterres, yayımladığı son raporda dünyanın bu hedeflere ulaşma yolundan saptığını belirtse de, “Her şey kötü haber değil” diyerek çözüm için hala bir pencere olduğunu hatırlattı.
Hükümetlerin fosil yakıt teşviklerini kademeli olarak kaldırması, sadece çevresel bir zorunluluk değil, aynı zamanda ekonomik bir tercih olarak da görülüyor. Uzmanlar, tasarruf edilen bu kaynakların yeşil enerjiye ve sürdürülebilir tarıma aktarılmasının, küresel ekonomiyi daha dirençli kılacağını savunuyor.



