Dünya

Gazze Şeridi’nde Açlık ve Yetersiz Beslenme Felaket Düzeyinde

Gazze Şeridi'nde açlık ve yetersiz beslenme felaket düzeyine ulaştı. 158 bin çocuk akut beslenme sorunu yaşarken, milyonlarca kişi gıda kriziyle karşı karşıya.

OKUMA AYARLARI
Gazze Şeridi’nde Açlık ve Yetersiz Beslenme Felaket Düzeyinde
Gazze Şeridi’nde Açlık ve Yetersiz Beslenme Felaket Düzeyinde
📍 Konum: Gazze, Filistin
⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 516
🕐 Son Güncelleme: 16.10.2026 14:24

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Gazze Şeridi’nde derinleşen gıda krizi ve yetersiz beslenme, Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde “felaket düzeyinde” olarak açıklandı.
  • Ağustos 2026 verilerine göre 158 bin çocuk akut yetersiz beslenme yaşarken, binlerce hamile kadın ve yaşlı da hayati tehlikeyle karşı karşıya bulunuyor.
  • Uluslararası toplum ve Birleşmiş Milletler’e, Gazze’ye güvenli ve kesintisiz gıda ile tıbbi malzeme girişi için acil çağrı yapıldı.

Gazze Şeridi, İsrail’in uzun süredir sürdürdüğü abluka ve Ekim 2023’ten bu yana devam eden yıkıcı saldırıları nedeniyle tarihinin en büyük insani krizlerinden biriyle karşı karşıya kalmaya devam ediyor. 16 Ekim Dünya Gıda Günü vesilesiyle Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan son açıklamalar, bölgedeki açlık ve yetersiz beslenme oranlarının ulaştığı korkunç boyutu gözler önüne serdi.

Bakanlık raporuna göre, Gazze Şeridi genelinde gıda güvensizliği kritik eşiği aşarak yaşamı doğrudan tehdit eder hale geldi. Ağustos 2026 verileri, 28 bini hayati tehlike sınırında olmak üzere toplam 158 bin çocuğun akut yetersiz beslenme sorunuyla mücadele ettiğini ortaya koyuyor. Uzmanlar, çocukların yüzde 12,2’sinde büyüme geriliği görüldüğünü belirtirken, Nisan 2027’ye kadar 74 bin 200 çocuğun acil ilaç tedavisine ihtiyaç duyacağını öngörüyor.

Toplumun En Kırılgan Kesimleri Hedefte

Krizden en çok etkilenen kesimlerin başında çocuklar, hamile kadınlar ve yaşlılar geliyor. Toplumun en kırılgan grupları arasında yer alan yaşlıların yüzde 11’i günlerini tamamen gıdasız geçirirken, yüzde 48’i kısıtlı yiyeceklerini diğer aile üyeleriyle paylaşmak zorunda kalıyor. İlaç temin edemeyen yaşlıların yüzde 68’i ise ya tedavilerini tamamen bırakmak ya da ilaç dozlarını yarıya indirmek zorunda kalıyor.

Öte yandan, hamile kadınlar için de tablo her geçen gün ağırlaşıyor. Çatışmalar ve abluka öncesinde hamile kadınlarda yüzde 41 olan kansızlık (anemi) oranı, saldırıların ardından yüzde 61 seviyesine tırmandı. Yetersiz beslenme, sağlıksız yaşam koşulları ve ağır stres, düşük vakalarının artmasına yol açarken, her üç kadından biri riskli gebelik kategorisinde değerlendiriliyor.

Milyonlarca Kişi Gıda Kriziyle Karşı Karşıya

Bakanlık raporu, 2026 yılının sonuna kadar başta Gazze kenti olmak üzere bölge genelinde 1,4 milyondan fazla insanın derin bir gıda kriziyle baş başa kalacağını öngörüyor. İsrail’in Ekim 2023’ten bu yana sürdürdüğü saldırılarda 74 binden fazla Filistinli hayatını kaybederken, 175 binden fazla kişi yaralandı ve bölgedeki altyapının yaklaşık yüzde 90’ı kullanılamaz hale geldi. Küresel çapta gıda güvenliği ve tedarik zincirindeki dalgalanmalar benzer şekilde tartışılırken, örneğin MSCI’den Türk hisseleri için uyarı gibi ekonomik gelişmelerin yanı sıra, dünyadaki lojistik ve insani yardımların geleceği de AB’den Starlink açıklaması gibi teknolojik ve altyapısal engellerle sınanmaya devam ediyor. Benzer şekilde, küresel ölçekte yaşanan krizler ve iklim koşullarına bağlı değişimler de Bursa siyahı incirinde iklim şartları nedeniyle rekolte düştü haberlerinde olduğu gibi tarımsal üretimin ne denli hassas olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

Uluslararası Topluma Acil Çağrı

Filistin Sağlık Bakanlığı, gıdaya erişimin savaş koşullarında dahi ihlal edilemeyecek temel bir insan hakkı olduğunun altını çizdi. Birleşmiş Milletler (BM) ve uluslararası topluma acil harekete geçme çağrısında bulunulan açıklamada, Gazze Şeridi’ne gıda, tıbbi malzeme ve ilaç girişinin güvenli, kesintisiz ve kısıtlama olmaksızın sağlanması gerektiği vurgulandı. Yardımların ulaştırılmasında çocuklara, hamilelere, emziren annelere ve yaşlılara öncelik tanınması, ayrıca bölgedeki yerel gıda üretiminin yeniden canlandırılması için küresel desteğin şart olduğu ifade edildi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir