Dünya

İsrail Hapishanelerindeki Filistinli Çocuklar Hücrede Tutuluyor

İsrail hapishanelerinde tutulan yüzlerce Filistinli çocuğun tek kişilik hücrelerde tecrit edildiği, uygulamanın BM hukukuna aykırı olduğu bildirildi.

OKUMA AYARLARI
İsrail Hapishanelerindeki Filistinli Çocuklar Hücrede Tutuluyor
İsrail Hapishanelerindeki Filistinli Çocuklar Hücrede Tutuluyor
📍 Konum: Kudüs, İsrail
⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 502
🕐 Son Güncelleme: 16.10.2026 20:35

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İsrail merkezli insan hakları örgütlerinin açıkladığı verilere göre, hapishanelerdeki 635 Filistinli çocuktan 351’i tek kişilik hücrelerde tecrit edildi.
  • Hücre cezası alan çocukların yüzde 92’si hakkında herhangi bir mahkeme kararı bulunmazken, bu çocuklara toplamda 666 kez tecrit uygulandı.
  • Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi çocukların tek kişilik hücrelerde tutulmasını yasaklarken, uzmanlar uygulamanın ağır psikolojik tahribat yarattığını vurguluyor.

İsrail merkezli insan hakları örgütleri “İşkenceye Karşı Kamu Komitesi” ile “Çocuk Gözaltılarına Karşı Ebeveynler”, İsrail Hapishaneler İdaresi’nden elde edilen verilere dayanarak sarsıcı bir rapor yayımladı. Açıklanan verilere göre, geçtiğimiz yıl hapishanelerde alıkonulan 635 Filistinli çocuktan 351’i tek kişilik hücrelerde tecrit edildi. Uluslararası kamuoyunda büyük yankı uyandıran bu veriler, çocuk hakları ihlallerinin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Raporun en dikkat çekici detaylarından biri, hücrelere atılan çocukların yüzde 92’si hakkında herhangi bir mahkeme kararı bulunmaması oldu. Bu kapsamda, hiçbir suçlama yöneltilmeksizin “idari tutukluluk” statüsüyle tutulan 115 Filistinli çocuğun da hücre cezasına çarptırıldığı aktarıldı. Uzmanlar, bu durumun hem uluslararası hukuka hem de temel insan haklarına açıkça aykırılık teşkil ettiğini belirtiyor.

Filistinli Çocuklara 666 Kez Tecrit Uygulandı

Alıkonulan bazı Filistinli çocukların 8 kez hücre hapsine mahkum edilerek tecrit edildiği raporda yer aldı. İsrail hapishanelerinde çocuklara yönelik hücre hapsi cezasının münferit değil, sistematik ve tekrarlayan bir uygulama haline geldiği vurgulandı. Geçtiğimiz yıl içerisinde Filistinli çocukların toplamda 666 kez hücre hapsine alındığı, 154 çocuğun birden fazla kez hücreye atıldığı ve 42 çocuğun 4 ila 8 kez tek kişilik hücrelerde tutulduğu kaydedildi.

Söz konusu tecrit sürelerinin genellikle aralıksız 7 gün sürdüğü, bazı vakalarda ise bu sürenin 2 haftaya kadar uzatıldığı bildirildi. Uzmanlar, çocukların gelişim çağında maruz kaldığı bu ağır tecrit koşullarının kalıcı psikolojik hasarlara yol açtığına dikkat çekiyor. Bu süreçte devletler arası ilişkiler ve diplomatik temaslar sürerken, AB ile Türkiye arasındaki üst düzey toplantı ekim ayında yapılacak gelişmeleri gibi bölgesel ve küresel diplomatik ajandalar da insan hakları meselelerini yakından ilgilendiriyor.

BM Hukukuna Aykırı Uygulama ve Ağır Hapishane Koşulları

İsrail Hapishaneler İdaresi’nin yönetmeliklerinde yetişkinler ile çocuklar arasında hücre cezası açısından herhangi bir ayrım gözetilmediği görülüyor. Ancak Birleşmiş Milletler (BM) Çocuk Hakları Komitesi, çocukların fiziksel ve ruhsal bütünlüğünü korumak adına tek kişilik hücrelerde tutulmasını kesin bir şekilde yasaklıyor. Çocuk Gözaltılarına Karşı Ebeveynler Örgütü Direktörü Titi Carmel, hücre cezasının çocuklar üzerinde derin bir psikolojik tahribat bıraktığını belirterek durumun vahametini gözler önüne serdi.

Öte yandan, Haaretz gazetesinin haberine göre 2024 yılının başından bu yana Filistinli esirlerin tutulduğu cezaevlerinde uyuz salgını hızla yayılıyor. Hücrelerdeki aşırı kalabalık, temizlik malzemesi eksikliği ve kişisel hijyen imkanlarının kısıtlanması salgının ana nedeni olarak gösteriliyor. Esirlerin yalnızca iki kıyafetle sınırlandırılması ve çamaşır kurutma alanı bulunmadığı için ıslak kıyafet giymek zorunda kalması, insani krizin boyutunu artırıyor. Benzer şekilde, küresel ve yerel krizlerin yanı sıra toplumsal yaşamı etkileyen düzenlemeler de gündemdeki yerini koruyor; örneğin okullarda zil zorunlu değil: zilsiz okul için mevzuat engeli yok başlığıyla eğitim alanında da benzer esneklikler tartışılıyor.

İsrail Hapishane Hizmetleri ise iddialara verdiği yanıtta, verilerin uyuz hastalığı nedeniyle hücre cezası verildiğini kanıtlamadığını savunarak, tıbbi bakıma ihtiyaç duyan tutukluların gerekli muayenelerden geçirildiğini öne sürdü. Buna rağmen hak örgütleri, idari tutukluluk ve tecrit uygulamalarının derhal sonlandırılması çağrısında bulunuyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir