⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 376
🕐 Son Güncelleme: 17.10.2026 12:17
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada, duruşma salonunda yasak olmasına rağmen gizlice çekilen görüntüler sosyal medyada paylaşıldı.
- Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yargılama düzenini ihlal eden ve güvenliği tehlikeye atan bu eylem nedeniyle Türk Ceza Kanunu’nun 286. maddesi uyarınca resen soruşturma başlattı.
- Siber suçlarla mücadele ekipleri, görüntüleri kaydeden ve dijital mecralarda yayan kişi veya kişilerin kimliklerini belirlemek için geniş çaplı bir dijital inceleme yürütüyor.
İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ve kamuoyunun yakından takip ettiği dava süreci, mahkeme salonundan sızdırılan görüntülerle gündeme geldi. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde gerçekleştirilen duruşmalar sırasında, mevzuata aykırı bir şekilde ses ve görüntü kaydı yapıldığı tespit edildi. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı, yargı mekanizmasının güvenliğini ve gizliliğini ihlal eden bu olay üzerine vakit kaybetmeden harekete geçti.
Yargılama Düzenine Müdahale
Söz konusu davanın 15-16 Ekim tarihlerindeki oturumları sırasında, duruşma salonunda kayıt yapılmasına yönelik yasal yasaklara rağmen içeriden görüntü alındığı belirlendi. 53’ü tutuklu olmak üzere toplam 436 sanığın yargılandığı bu kapsamlı dava, Türkiye’nin gündemini meşgul etmeye devam ederken, sosyal medyada dolaşıma giren bu görüntüler “yargı etiği” tartışmalarını da beraberinde getirdi. Tıpkı Gülistan Doku soruşturmasında kafenin üst kat kamera kayıtları kayıp olması gibi, adli süreçlerdeki dijital deliller ve kayıtlar kritik bir öneme sahiptir. Bu olayda ise tam tersi bir durumla, mahremiyeti ve güvenliği ihlal eden yetkisiz kayıtlar söz konusu.
TCK 286. Madde Kapsamında İnceleme
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan resmi açıklamaya göre, Türk Ceza Kanunu’nun (TCK) 286. maddesinde yer alan “ses veya görüntülerin kayda alınması” suçu kapsamında resen soruşturma başlatıldı. Yargılama sürecinin sağlıklı bir şekilde ilerlemesi için duruşma salonlarında uygulanan katı kurallar, bu tür sızıntılarla delinmiş oldu. Siber suçlarla mücadele birimleri, görüntüleri ilk olarak hangi hesapların paylaştığını ve bu görüntülerin ne şekilde organize bir yapıyla yayıldığını tespit etmek için dijital iz sürme çalışmalarına başladı.
Hukuk uzmanları, duruşma salonlarında izinsiz çekim yapmanın sadece kişisel verilerin korunması kanununa değil, aynı zamanda mahkemenin huzurunu bozma ve yargılama sürecini sabote etme girişimi olarak değerlendirilebileceğini belirtiyor. Ülke genelinde ekonomik ve sosyal birçok sorun yaşanırken, örneğin İstanbul’da konut fiyatları ve kira bedelleri rekor seviyeye ulaştı haberleri gibi toplumsal konular gündemi meşgul etse de, yargı süreçlerine olan güvenin korunması devletin en önemli öncelikleri arasında yer alıyor.
Soruşturma kapsamında, kayıtları yapan kişilerin yanı sıra bu içerikleri sosyal medyada paylaşan ve nakleden tüm şüphelilerin dijital ayak izleri inceleniyor. Yetkililer, davanın selametini korumak adına benzer ihlallere karşı denetimlerin daha da sıkılaştırılacağını ifade etti.


