⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 381
🕐 Son Güncelleme: 17.10.2026 16:42
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İzmir’in Tire ilçesinde yaşayan 76 yaşındaki Hasan Hüseyin Öter, 65 yıldır körüklü çizme zanaatını sürdürüyor.
- Öter, dünyada “akordeon çapraz körük” modelini üreten son usta olarak kabul ediliyor ve eserlerinden biri Cumhurbaşkanlığı Müzesi’nde sergileniyor.
- Geleneksel Yörük ve Efe kültürünün önemli bir parçası olan bu asırlık zanaat, çırak yetişmemesi nedeniyle yok olma riskiyle karşı karşıya.
İzmir’in Tire ilçesine bağlı Karateke Mahallesi’nde, zamanın durduğu küçük bir atölyede, asırlık bir gelenek son temsilcisiyle yaşam mücadelesi veriyor. 76 yaşındaki usta Hasan Hüseyin Öter, tam 65 yıldır deriye şekil vererek Kuvayı Milliye kahramanı Efeler’in ve Yörük Türkmenlerinin simgesi olan körüklü çizme zanaatını sürdürüyor. Öter, özellikle dünyada sadece kendisinin bildiği “akordeon çapraz körük” modelini üreterek bu nadide sanatı ayakta tutuyor.
65 Yıllık Bir Yaşam Serüveni: Ahilik Geleneğinden Günümüze
Mesleğe 1961 yılında, henüz çocuk yaştayken bir ustanın yanında çırak olarak adım atan Hasan Hüseyin Öter, ayakkabıcılık serüvenini bir yaşam biçimine dönüştürdü. 1969 yılına kadar süren çıraklık döneminin ardından, Ahilik geleneğinin disipliniyle yetişen usta, 1970 yılında kendi dükkanını açtı. İzmir’in zengin kültürel dokusu, Ege ve Akdeniz mutfağının eşsiz lezzetlerinden geleneksel el sanatlarına kadar uzanan geniş bir yelpazeye sahip.
Öter, mesleğe başlarken yaşadığı heyecanı, “Babam beni bir ustanın yanına götürdüğünde dışarısı buz gibiydi, içerideki mangalın sıcaklığıyla mesleğe ısındım” sözleriyle dile getiriyor. Ahilik sisteminin imtihanlarından geçerek icazet alan usta, bugün bu kadim kültürü tek başına temsil ediyor.
‘Gırç Gırç’ Sesi: Bir Asaletin ve Heybetin Sesi
Körüklü çizmenin en belirgin özelliği, yürürken çıkardığı karakteristik sestir. Halk arasında “gırç gırç” olarak bilinen bu ses, özel deri katmanlarının ve körük kıvrımlarının birbirine temasıyla oluşur. Hasan Hüseyin Öter, bu sesin giyene bir heybet ve asalet kattığını vurguluyor. Diğer bölgelerde yapılan taklit modellerin aksine, Öter’in kullandığı teknik, derinin kendi formunu koruyarak doğal bir duruş sergilemesini sağlıyor.
El emeğiyle üretilen bu tür kıymetli eserlerin korunması ve gelecek nesillere aktarılması, Türkiye’nin halı ihracatındaki başarıları gibi yerel değerlerin dünyaya tanıtılması açısından kritik bir öneme sahip. Ancak usta, bu değerli mirasın geleceği konusunda büyük bir endişe taşıyor.
Zanaat Yok Olma Tehlikesiyle Karşı Karşıya
Dünya çapında tek temsilcisi olduğu akordeon çapraz körük modelini üretmeye devam eden Öter, en büyük hüznünün “çırak yetişmemesi” olduğunu belirtiyor. Ürettiği çizmelerden birinin Cumhurbaşkanlığı Müzesi’nde yer alması, zanaatın tarihsel değerini kanıtlar nitelikte olsa da, bu sanatın bir sonraki nesle aktarılacak bir varis bulamaması, kültürel bir kaybın eşiğinde olunduğunu gösteriyor.



