Ekonomi

Yargıtay’dan Boşanma Sonrası Kira Talebine Ret Kararı

Yargıtay, boşanma sonrası eski damadından kira talep eden kayınpederin davasını reddetti. Kira ilişkisi bulunmadığına hükmeden yüksek mahkeme, borçları ayırdı.

OKUMA AYARLARI
Yargıtay'dan Boşanma Sonrası Kira Talebine Ret Kararı
Yargıtay'dan Boşanma Sonrası Kira Talebine Ret Kararı
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 446
🕐 Son Güncelleme: 17.10.2026 12:59

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İstanbul’da bir kişi, boşandığı kızının eski eşinden, evlilik sürecinde oturdukları ev için geriye dönük kira bedeli talep etti.
  • Mahkeme, taraflar arasında resmi bir kira sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle kira talebini reddetti; Yargıtay bu kararı hukuka uygun bularak onadı.
  • Yargıtay, borç iddiasına ilişkin sunulan yazılı belgeyi ise “adi senet” niteliğinde bularak, borç ile ilgili davanın yeniden görülmesine hükmetti.

İstanbul’da yaşanan ve boşanma sonrası mülkiyet hakları ile kira ilişkisini konu alan hukuki uyuşmazlık, Yargıtay’ın verdiği emsal bir kararla netlik kazandı. Boşanma süreci sonrasında eski damadına karşı dava açan bir kayınpeder, evlilikleri devam ederken kızı ve damadının yaşadığı evin kira bedellerini tahsil etmek istedi. Yerel mahkemede başlayan ve yüksek yargıya taşınan süreç, mülkiyet hukukunda “kira ilişkisinin varlığı” konusundaki tartışmaları yeniden gündeme getirdi.

Kira İlişkisi İçin Somut Belge Şartı

Dava sürecinde davacı kayınpeder, mülkiyeti kendisine ait olan evde oturan eski damadından, evli kaldıkları süre boyunca kira ödemesi yapmadığı gerekçesiyle geriye dönük kira bedeli talep etti. Ayrıca, damadının evlilik sürecindeki altın ve döviz borçlarını da ödemesi gerektiğini savundu. Ancak davalı eski damat, evli oldukları dönemde kayınpederiyle arasında herhangi bir kira ilişkisi veya sözleşmesi bulunmadığını, dolayısıyla kira borcunun oluşmadığını savundu.

Büyükçekmece 5’inci Asliye Hukuk Mahkemesi, taraflar arasında kira sözleşmesi olmaması ve aile içi konut tahsisinin kira akdi olarak değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Bu süreçte yaşanan hukuki gelişmeler, Yargıtay’dan Emsal Karar: Boşanan Çiftlerde Kira ve Borç İhtilafı başlığıyla daha önce de hukuk çevrelerinde dikkat çekmişti.

Yargıtay’dan Kira Talebine Onay, Borç İddiasına İnceleme

İstinaf mahkemesinin de yerel mahkeme kararını onamasının ardından dosya Yargıtay 3’üncü Hukuk Dairesi’ne taşındı. Yargıtay, kira talebi yönünden verilen ret kararını hukuka uygun bularak onadı. Kararın gerekçesinde, beş yıl boyunca evde birlikte oturan taraflar arasında herhangi bir yazılı veya sözlü kira sözleşmesi bulunmadığı vurgulandı. Yüksek mahkeme, aile içi konut kullanımının kira ilişkisi teşkil etmeyeceğine hükmetti.

Öte yandan, borç iddiaları konusunda farklı bir yol izlendi. Kayınpederin sunduğu, üzerinde “Aldım” yazılı ve damadın el yazısını taşıyan belge, Yargıtay tarafından “adi senet” olarak nitelendirildi. Bu belge, borcun ispatı noktasında mahkemece dikkate alınması gereken bir kanıt olarak değerlendirildi ve borçla ilgili karar bozuldu. Ülke genelindeki ekonomik gelişmeler ve tüketim alışkanlıkları incelendiğinde, Kredi Kartı Harcamalarında Düşüş: Tüketimde Yavaşlama Sinyalleri raporları dikkat çekerken, bireysel borçlanma davalarının da bu dönemde arttığı gözlemleniyor.

Hukuki Süreçte Kanıtların Önemi

Bu karar, mülk sahipleri ile aile üyeleri arasındaki konut kullanımında “kira” iddiasının ancak somut bir sözleşme veya ödeme planı ile ispatlanabileceğini ortaya koyuyor. Borç ilişkilerinde ise tarafların imzasını taşıyan her türlü belgenin, hukuki uyuşmazlıklarda “adi senet” hükmünde olabileceği uyarısı yapılıyor. Benzer şekilde, Mardin’deki Kira Cinayeti Davasında Güvenlik Kamerası Kayıtları İncelendi örneğinde olduğu gibi, mahkemeler artık delillerin niteliğine göre kararlarını şekillendiriyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir