⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 438
🕐 Son Güncelleme: 18.10.2026 13:21
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Balıkesir’in Bandırma ilçesindeki Daskyleion Antik Kenti’nde yürütülen arkeolojik çalışmalarda 2 bin 600 yıllık karbonlaşmış tohumlar ve fırın yapıları gün yüzüne çıkarıldı.
- “Lidya Mutfağı” olarak adlandırılan kazı alanında siyez, gernik, arpa, nohut, mercimek ve üzüm çekirdeklerinin yanı sıra balık ve kuş kemiklerine ulaşıldı.
- Arkeologlar, elde edilen bulguların antik çağdaki beslenme alışkanlıkları ve gıda depolama yöntemleri hakkında hayati bilgiler sunduğunu açıkladı.
Balıkesir’in Bandırma ilçesinde yer alan Manyas Gölü kıyısındaki Daskyleion Antik Kenti‘nde sürdürülen arkeolojik kazılar, Anadolu’nun köklü tarihine ışık tutmaya devam ediyor. Geçmişi 3 bin yıl öncesine dayanan antik kentte yürütülen çalışmalarda, Lidya dönemine ait mutfağın kiler bölümünde yaklaşık 2 bin 600 yıl öncesine dayanan kömürleşmiş tohumlar ve yeni fırın kalıntıları tespit edildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Balıkesir Valiliği ve yerel yönetimlerin desteğiyle yürütülen çalışmalarda, “Lidya Mutfağı” olarak adlandırılan bölgedeki incelemeler derinleştirildi. Hassas yöntemlerle yürütülen kazılarda, antik dönem insanlarının tükettiği tahıl ve bakliyat türleri birer birer belgelendi. Açığa çıkarılan fırınlarda siyez, gernik (kılçıklı buğday türü), standart buğday, altı sıralı arpa, bakla, karaburçak, nohut, bezelye, mercimek, mürdümük ve üzüm tohumları bulundu. Ana kaya içine oyulmuş çukurların ise ürünlerin saklandığı depolama alanları olduğu belirlendi.
Antik Çağ Sofrasına Işık Tutan Keşifler
Arkeoloji dünyasında heyecan yaratan keşiflerin, sadece pişirme tekniklerini değil aynı zamanda antik tarım kültürünü de gözler önüne serdiği ifade ediliyor. Anadolu’daki zengin yemek kültürü geçmişten günümüze çeşitlenerek ulaşırken, günümüzde Diyarbakır mutfağının 48 yeni lezzet noktası ile tescillenen zengin gastronomi mirası gibi, antik dönemlerin de kendine özgü gelişmiş bir mutfak disiplinine sahip olduğu kanıtlandı.
Kazı ekibinde görev alan uzmanlar, mutfak alanında yedi ayrı fırına ulaştıklarını ve kiler bölümündeki kazılarda gıda artıklarının orijinal düzeninde korunduğunu belirtti. Toprak altından çıkarılan fırın içlerinde balık ve kuş kemiklerine de rastlanması, antik kent sakinlerinin hayvansal protein kaynaklarını da düzenli olarak tükettiğini gösteriyor.
Gıda Saklama Yöntemleri ve Günlük Yaşam
Toprak altında karbonlaşarak günümüze kadar ulaşan tohumlar, dönemin iklimsel koşulları ve depo yapısı hakkında bilim insanlarına değerli veriler sağlıyor. Bölgedeki tarımsal üretimin çeşitliliği dikkat çekerken, günümüzde Anadolu’nun farklı noktalarında gerçekleştirilen Kayseri’de gilaburu hasadı benzeri yerel ürün toplama ve işleme faaliyetlerinin binlerce yıl önce de sistemli bir şekilde yapıldığı anlaşıldı.
Diğer yandan Manyas Gölü havzasında yer alan antik kentin çevresel yapısının korunması büyük önem taşıyor. Çevresel faktörlerin sulak alanlar üzerindeki etkisi gündemdeki yerini korurken, örneğin Uzunçayır Baraj Gölü kıyısında atık birikimi gibi vakalar su kaynaklarının korunması gerektiğini gösteriyor. Daskyleion’daki kazılar ise tarihi göl ekosisteminin binlerce yıldır insan yaşamına ve beslenme zincirine nasıl yön verdiğini somut verilerle ortaya koyuyor.
Sezon sonuna gelinen kazılarda elde edilen biyolojik örnekler, laboratuvar ortamında analiz edilerek dönemin tarım teknolojisi ve iklim şartları hakkında daha detaylı raporlar hazırlanmasında kullanılacak.



